Advertisement

Yüksel Arslan hayatını kaybetti

Yüksel Arslan hayatını kaybetti

Ressam Yüksel Arslan, 83 yaşında Paris’te hayatını kaybetti. Sanatçının yakın arkadaşı ve beraber pek çok çalışma yaptığı Ferit Edgü, vefat haberini doğruladı.

24 Temmuz 1933’te İstanbul Fatih’in Bahariye Mahallesi’nde doğan Arslan, her ikisi de fabrika işçisi olarak çalışan bir çiftin dört çocuğundan ikincisiydi. 1945-48 arasında Eyüp Ortaokulu'nda, 1949-52 arasında İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim gördü. Paul Klee etkisiyle çizdiği ilk resimlerini lisenin duvarlarında sergiledi. 1953-54 yıllarında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nde okudu. Bölümün Anadolu'ya düzenlediği gezilere katıldı, geleneksel sanatları ve Anadolu uygarlıklarının eserlerini inceledi.

İlk sergisini 1955'te, Adalet Cimcoz'un yönetmekte olduğu Maya Galerisi'nde “İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü” başlığıyla açtı.

Jacques Mauduit'nin “Modern Sanatın 40.000 Yılı” isimli eserinde anlatılanlardan yola çıkarak, daha sonraki tüm eserlerinde kullanacağı bir tekniği uygulamaya başladı. Toprak boyalar, bal, yumurta akı, sabun, ot, çay, tütün, kemik iliği, kan ve sidik gibi malzemeler kullanarak ürettiği boyaları kullandığı bu tekniği ilk olarak “İnsanlı Günler” isimli serisinde kullandı. 1959'da, İstanbul'da açtığı ikinci kişisel sergisi “Phallisme”, Adnan Benk ve Mazhar İpşiroğlu gibi isimlerden övgü aldı. Edouard Roditi vasıtasıyla Arslan'ın resimlerini gören André Breton, ressamı 1959 sonunda Paris'te düzenlenecek olan “Uluslararası Sürrealizm Sergisi”ne davet etti. Ancak Arslan sergiye katılamadı.

Arslan 1961'de Paris'e gitti ve orada yaşamaya başladı. Burada çeşitli sergilere katıldı. 1962'deki kişisel sergisi “Homunculus-cucus-palus, planus-phallus-micrococcus” sırasında Arslan'ın eserlerini gören Jean Dubuffet, ressam ile yazışmaya başladı ve bir eserini satın aldı. Arslan bu dönemde, resimlerini adlandırmak için Fransızca art (sanat) ve peinture (tablo) sözcüklerini birleştirerek arture terimini oluşturdu ve eserlerini bundan sonra bu isimle tanımladı.

Eşi Lidy ile tanıştı ve çiftin ilk çocuğu olan Artur doğdu. 1967'de, Ankara ve İstanbul'da açılan iki sergi için Türkiye'ye döndü. Basında yer alan, eserlerinin "cinsellikle ilgili ve iğrenç imajlar" içerdiğini öne süren yazıların ardından, Ankara'da sergilenen resimleri müstehcen oldukları gerekçesiyle savcılık tarafından toplatıldı.

1960-67 yılları arasında Nietzsche etkisinde kalan Arslan, 1969 sonrasında Marx etkisine girdi ve on dört arture'lük “Yabancılaşmalar” dizisini Marx'ın el yazmalarından hareketle çizdi. “Das Kapital”i resimlemeye karar verdi ve 1969-75 yılları arasında “Kapital” dizisine ait 30 arture üretti.

1933, Capitalist Production Process (Kapitalist Üretim Süreci)

1975'te Fransa'da Maloine yayınevi tarafından kitap olarak basılan bu serinin ardından, 1975-79 yılları arasında “Kapital'in Güncelleştirilmesi Denemesi” isimli seriyi tamamladı. 1980'de, tarih öncesi çağlardan güncel döneme kadar, kendi üzerinde etkisi olan her şeyi resmettiği “Etkiler” dizisine başladı.

126 arture'lük bu seri 1984'te tamamlandı. 1981'de, Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü'nü, heykeltıraş İlhan Koman ile paylaştı. 1982'de ise, Fransa'da verilen Humour Noir Grandville kara mizah ödülünü aldı. 1984-86 yılları arasında, kendi hayatından hareketle çizdiği “Autoarture” serisini çizdi. 1986'da Etkiler dizisi Fransa'da kitap olarak yayımlandı. 1986'da, Aleksandr İvanoviç Oparin'in “Yaşamın Kökeni” isimli eserinden hareketle İnsan dizisine başladı ve 2000'e kadar bu diziye ait arture'ler üretti. Bu resimler üç cilt olarak 1990, 1995 ve 1999'da yayımlandı. Arslan 2000'den itibaren, “Etkiler” dizisinin devamı niteliğindeki “Yeni Etkiler” dizisine başladı. “Yeni Etkiler” kitabı, 2015 yılında Sel Yayımcılık tarafından Tükçeye kazandırıldı.

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış