Advertisement

Syliva Plath’in az bilinen sanat çalışmaları sergilenecek

Syliva Plath’in az bilinen sanat çalışmaları sergilenecek

1963 yılında, henüz 30 yaşındayken intihar eden Sylvia Plath’in edebiyat dünyasındaki yeri o günden beri hızla büyüyor; gerek yazdığı tek roman “Sırça Fanus”un Amerika’da lise müfredatına girmesiyle, gerek 1982 yılında şiirleri için aldığı Pulitzer Ödülü’yle. Ancak genç yaşta ölümü, depresyonunu nesre ve dizelere döken bir yazar olarak, kimliği çok daha karmaşık olmasına rağmen, bulunduğu dönemden tamamen kopukmuş gibi algılanmasına neden oldu. Kadınlar için toplumsal yaşamın çok daha kısıtlayıcı olduğu bir dönemde, bir yazar, anne, eş ve sanatçı olma arasında sürekli bir denge tutturmaya çalıştı. 2016 yılında Kırmızı Kedi tarafından basılan ve Plath’in 1950’li yıllardaki günlüklerini içeren “Günlükler - Bir Edebiyat Olayı” isimli kitapta şöyle demişti:

"Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. Bunları neden istiyorum? Hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini, tonlarını ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım… Uğrunda yaşayacağım çok şey var, yine de anlaşılması mümkün olmayacak kadar hasta ve üzgünüm."

Elinor Friedman Klein, Sylvia Plath Yorkshire’da, daktilosuyla (Eylül 1956)

30 Haziran’da Washington’daki Smithsonian Ulusal Portre Galerisi’nde açılacak olan “One Life: Sylvia Plath” başlıklı sergi, yazarın yaşamının görsel bir biyografisini sunacak ve daha önce sergilenmemiş kimi nesneleri bir araya getirecek. Detaylı yazma sürecini gösteren taslaklar, fotoğraflar ve hatta Plath’in annesi tarafından saklanmış at kuyruğu ile birlikte, yazarın az bilinen sanat çalışmaları da sergide yer alacak.

Plath, yazar ve şair olarak kariyeri henüz başlamamışken, sadece kadın öğrencilerin kabul edildiği sanat okulu Smith College’e gitmişti ve bir sanatçı olmayı planlamıştı. Plath genç yaştan itibaren çizim defterleri tuttu ve kendini ve gözlemlediği diğer şeyleri karaladı. Kolajlar yarattı ve bazen de okuduğu kitaplara çizdi. Örneğin Türkçeye Metis Yayınları tarafından basılan Getrude Stein imzalı “Alice B. Toklas’ın Özyaşamöyküsü” kitabına, Parizyen bir kafede oturan bir kadın illüstrasyonu çizmişti.

Plath’in kendisi de ayrıca oldukça görsel bir insandı, saçlarını sosyal baskı ve mekanizmalarla uyumlu kılacak bir biçimde sık sık sarışınlıkla esmerlik arasında değiştirdi. Fulbright bursu için başvuru yapıyorsa, saçını koyuya boyadı, Cod Burnu’nda vakit geçirirken ise parlak sarıydı ve Marilyn Monroe’ya benziyordu. Plath’in fotoğraflarının mektupları ve taslakları ile birleşmesi, yazarın mizah duygusunu ve karanlık tarafıyla dengelenen aydınlık tarafını gözler önüne seriyor.

Gordon Ames Lameyer, “Sylvia ‘Marilyn’ Shot” (1954)

 

Siv Arb, Sylvia Plath çoçukları Frieda ve Nicholas’la birlikte (Nisan 1962)

Sylvia Plath’in çocukluğundan kalma atkuyruğu ve annesinin notu (Ağustos 1945)

Sylvia Plath, “Twas the Night Before Monday” (tarih yok)

Sylvia Plath, “A War to End Wars” (Savaşları Sona Erdirecek Savaş) Oto-porte  (Şubat 26, 1946)

Sylvia Plath, “Triple-Face Portrait” (Üç-yüzlü Portre) (1950-51), kağıt üzerine suluboya

Warren Kay Vantine, Sylvia Plath stüdyo fotoğrafı (1954)

,

Sylvia Plath, kolaj (1960)

Harry Ogden, “Ted Hughes and Sylvia Plath in Yorkshire, England” (Ted Hughes ve Sylvia Plath İngiltere Yorkshire’da) (1956)

Kaynak: Hyperallergic

 

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış