Sherlock-Hamid: Bitmek bilmeyen bir dönem hikâyesi

Sherlock-Hamid: Bitmek bilmeyen bir dönem hikâyesi

“Ölmüş birinden masal dinlediniz mi hiç?” diye başlıyor oyun. Birçoğumuzun hayranlıkla seyrettiği Sherlock Holmes’un dizi ya da filmlerinden bir kare gibi. Sisler yükseliyor ardından. Bir delikanlı kendi hikâyesini anlatmak istiyor vurulduğu yerden ama her şeyin bir sırası var elbette. 

Bakırköy Belediye Tiyatroları’nın sahnelediği, Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı “Sherlock - Hamid” oyunu 1900’lü yıllara davet ediyor seyircisini: İstanbul, Makriköy... Sultan Abdülhamid Han okumayı çok sevdiği Sherlock Holmes’u sahnede seyretmek ister. Padişahın bu talebi kumpanyası hapiste, kendisi de bir masalı anlatmanın derdine düşmüş Mariköylü Mithat Efendi’nin kulağına gelir. Her devrin adamı jurnalci Memduh bu işi ne yapıp edip Mithat Efendi’ye yaptırmaya kesin niyetlidir. Yıldız Sarayı’nın tiyatrosunda sahneye çıkmak elbet etkiler Mithat Efendi’yi ama tek dileği bu değildir. Oyunu sahnelemenin kumpanyasını hapisten kurtarmasına yardımcı olacağını düşünen Mithat Efendi kollarını sıvar lakin kumpanyada oyuncu kalmamıştır. Mithat Efendi mahallesinden bir Sherlock ve bir Watson bulur elbette. Mesele bir cinayeti anlatmak ise İstanbul ve Galata Köprüsü buna en uygun yerdir ve işte buradan sonrasında olaylar gelişir. Müzikli bir oyun seyircisini beklemektedir. 

İlk sahnelerden sonra gülmeye başlasanız da, oyun ikinci perdede bugün de tanıdık olan bir hikâyeyi anlatmanın derdine düşüyor ve izleyiciyi gülümsemeyi bırakıp düşünmeye davet ediyor: Olmakta olan herkes tarafından görülmüşken neden olduğu gibi anlatıl(a)maz?

Hayatta kalanların cehennemi

Haşmetli bir buruna sahip olduğu için döneminde gazete ve kitaplarda burun kelimesini yasaklatan, haritalarda burun yerine çıkıntı yazdıran bir padişah Abdülhamid. Bu yüzden oyunun içinde de burun kelimesinin geçmesi yasak. Koku var ama koku almak yasak. Müslüman kadınların sahneye çıkması da o dönem yasak olduğu için Mithat Efendi mahallesinden gayrimüslim kadın kahramanlarla çalışmaya karar verir. Rus Savaşı sırasında bir balıkçı tarafından bulunan, kimsesiz olan ve erkek berberliği yapan Emine Hayriye, İrene Adler oluverir. Genç yaşta dul kalan güzel Araksiya, Watson; sokak hayvanlarına kıyafetler diktiği ve pek bir çekingen olduğu için deli addedilen Malva ise Sherlock oluverir. Sherlock Holmes, Şerlok olurken Watson ise Watson Paşa oluvermiştir. Bu üç kadının hikâyesi birbirlerinden farklı gibi görünse bile aslında değildir. Onlar bir mahallenin ötekileridir ve işin içinde bir de jurnalci Memduh vardır. 

Bütün bu karakterlerle eğlenceli gibi görünen oyunda, aslında Galata Köprüsü’ne cansız bedeni bulunan tersane işçisi 27 yaşındaki Ziya’nın hikâyesini anlatmak için yan yana geldiklerini bilmezler. “Bazen bir ölü, hayatta kalanların cehennemini anlatır” diyor Ziya. Anlatmak istediği kendi ölümünden ziyade insanların körlüğüymüşçesine. Oysa Mithat Efendi sadece Eflatun Yoncası’nın masalını anlatmak derdindeydi. Lakin onu bırakmayan bir ceset vardı hayatında, Ziya.  

O zamanlarda Makriköy olarak bilinen şimdinin Bakırköy’ü. Yıldız Sarayı’nda sahnelenecek oyunun provaları Makriköy’deki Baruthane Binası’nda yapılıyor. Oyun bugüne geldiğinde de aynı binada oynanıyor. Oyunun sahnelendiği Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi, 1900’lü yıllarda oyunun provaları için yapılan sahnenin ta kendisi.  

Ödüllü yazardan

Oyuncuların karakterleri ve kendileriyle uyumu oldukça keyifli bir seyir çıkarıyor ortaya. Yer yer üslubun abartıya kaçtığını düşünebilirsiniz lakin oyun, çoğu yerde “oyun” olduğunu hatırlatıyor. Metnin içerisindeki tarihe ve bugüne dair göndermeler sizi hem oyunun içine alıyor hem dışında bırakıyor. Oyunda Kadir Hasman, Ali Rıza Kubilay, Yunus Emre Kılıç, Nurhayat Atasoy, Didem German ve Nazan Koçak rol alıyor.

Ödüllü oyun yazarı Ahmet Sami Budak kurduğu dille geçmişi gayet güzel yansıtıyor. “Disko 5 No’lu”, “Cambazın Cenazesi” oyunlarının yönetmenliğini yapmış ve Destar Tiyatro’nun kurucularından olan Berfin Zenderlioğlu ise grotesk bir oyun sahnelemek için çaba sarf etmiş. Oldukça yüksek tempolu ve müzikal anlamda da keyifli olan oyun iki perde ve yaklaşık iki saat sürüyor. Bütün bunların yanı sıra gölge oyunlarını hatırlatan dekor ve ışık tasarımındaysa Kerem Çetinel gerçekten keyifli bir seyirlik alan üretmiş. Döneme ait kostümler ise Sadik Kızılağaç’ın tasarımları. 

Dönemin baskı rejimini, iktidar ve tiyatro ilişkisini, görünenin nasıl görünmez edildiğini anlatıyor oyun. “Riyakârlık cezasız kala kala, ne hale düştük” diye söylenir Mithat Efendi. Üstünden yüz seneden fazla geçmiş olsa bile bize ve bugüne dair bir şeyler fısıldıyor kulağımıza. Ama gözümüze sokmak yerine seyircinin de düşünmesine ve karar vermesine izin veriyor. Biz yokken burada olanların da bizim kaderimize ortak olduğunu anlatmaya çalışıyor ve kendi hikâyemizi anlatabilmenin bir yolunu açığa çıkarıyor. Dil değişir, kostüm dönüşür, kimimizin hikâyesi belki sadece bir kişi tarafından hatırlanır ama ille de o hatırlayanın anlatması gerekir. Söz uçsa dahi herkes bir diğerini aklında tuttuğu, vicdanıyla gördüğü için hayattadır. 

Oyun 25, 31 Mart’ta, 1, 6, 22, 28, 29 Nisan’da izlenebilir.

Yazan: Ahmet Sami ÖZBUDAK
Yöneten: Berfin ZENDERLİOĞLU
Dramaturg: Irmak BAHÇECİ
Dekor - Işık: Kerem ÇETİNEL
Kostüm: Sadık KIZILAĞAÇ
Müzik: Burçak ÇÖLLÜ
Koreografi: Dicle DOĞAN
Şarkı Sözleri : Burçak ÇÖLLÜ
Reji Asistanı: Gözde AYAR, Tuğba YARBAĞ
Afiş – Broşür Tasarım: Ethem Onur BİLGİÇ
OYUNCULAR:
Ziya: Kadir Hasman
Mithat Efendi/ James Moriarty: Ali Rıza Kubilay
Memduh / James Moriarty: Yunus Emre Kılıç
Emine Hayriye/ İrene Adler: Nurhayat Atasoy
Araksiya / Doktor Watson: Didem Germen
Malva/ Sherlock Holmes: Nazan Koçak
ORKESTRA:
Mehmet Boyacı - Kanun
Harun Koç - Perküsyon
Nilay Sancar - Keman
Ebru Mine Sonakın - Klarinet
Uğur Çerkezoğlu - Piyano, Korropetitör
TEKNİK PERSONEL:
Oyun Sahne Amiri: Onur BİRİNCİ
Teknik Personel: Erdoğan Şimşek, Tugay Kiliç, Emre Demir
Aksesuar: Süleyman Güngör, Zekeriya Konya, Murat Demirtaş
Işık: Emin Doğan, Cihan Gürleyen
Ses: Hakan Gületinmaz, Erdal Tok
Giydirici : Selva Gündüz, Tamer Kiliç

 

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış