reklam

Ruhu hâlâ punk kalanlar için hüzün vakti...

Ruhu hâlâ punk kalanlar için hüzün vakti...

20 yılı aşkın müzik yazarlığı serüvenimde, ilk kez gitmediğim bir konser sonrasında o konsere dair düşüncelerimi yazıyorum. Ama başlıkta söz ettiğim hüznün nedeni konsere gitmemem değil; dün İstanbul’da punk rock diri diri gömüldüğü için... 

“Punk rock’ın büyükannesi” unvanı ile anılan Patti Smith’in müzik tarihini derinden etkileyen “Horses” adlı albümünün 40. yılı 2015’ten bu yana bir dünya turnesi ile kutlanıyor. Geçen yıl albüm hakkında bir yazı kaleme aldığımda, bu turneye İstanbul’un da mutlaka dahil edilmesi gerektiğini söyleyip duruyordum. Sonunda birkaç ay önce Patti Smith’in kentimize de uğrayacağı duyurulduğunda sevinmemle üzülmem aynı anda oldu. Çünkü konserin Zorlu PSM’de gerçekleşeceği açıklandı... Ve dün akşam sistem karşıtlığının simgesi punk rock’ın başyapıtlarından “Horses”,  kent yağmasının simgesi Zorlu AVM bünyesindeki mekânda çalındı. 

Müzisyenlere inancımı sarsan bu olay hakkında duygularımı sosyal medyada birçok kez paylaştım ama konu hakkında bir yazı yazmam istenince olan biteni belgelemek açısından faydalı olacağını düşündüm. Çünkü sayımız az da olsa benim gibi hissedenler olduğunu, ruhu hâlâ punk kalanların “Horses”a yapılan ihanete, kent yağması karşısında sergilenen çifte standarta duyarsız kalmadığını biliyorum. 

İstanbul’daki kent yağmasının simgesi: Zorlu Center 

Bu yazıda uzun uzun anlatmaya gerek yok ama önce neden Zorlu Center’ın rahatsızlık yarattığını özetlemek gerekir. “Kaçak yapı” denilen bu mekânın imara aykırı biçimde yapılaşmasına ruhsat verildiği medyaya birçok defa yansıdı. Hatta dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın bu konu hakkında Bakanlık Müşaviri ve 2 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı ile yaptığı telefon görüşmeleri de basında yer almıştı. Son 14 yıldır AKP iktidarı döneminde gerçekleşen kent yağması hakkında bir kitap basılacak olsa, Zorlu Center’a da kalınca bir bölüm ayırmak gerek. 

Kentin silüetini bozan bu lüks alışveriş merkezine adımımı atmadım ama anlatılanlara ve sosyal medyada paylaşılanlara bakılırsa, içindeki gösterişli restoranları, pahalı markaları ve konser salonuyla hızla pek çok insanın favori mekânlarından birisi olmuş. Ne ilginçtir ki, “Orada satılan dondurma çok güzel!”, “Konser mekânının koltukları çok rahat”, “Sigur Ros da orada çalıyor!” gibi gerekçelerle Zorlu AVM’ye koşanların önemli bir bölümü, kent yağmasına muhalif, geçmişte Emek Sineması’nın kapatılması sırasında protesto eylemlerinde yer almış insanlar... Zaten tuhaflık da burada başlıyor. Bu konuları hiçbir zaman kendine dert etmemiş, daima “Bana ne yağmadan, ben keyfime bakarım” diyenler, kendi içinde tutarlı; bu yazıya konu olanlar ise sol gösterip sağ vuranlar...

Homofobik gericilere verilen ödün 

Zorlu Center’daki kaçak yapılaşmayı “Holdinglere ait hangi mekân sorunsuz ki? Ne yapalım, konsere mi gitmeyelim?” diyerek içine sindirenler, geçen yıl Boston Gay Korosu konserinin iptal edilmesini de sineye çekti. Biletleri satışa çıkan konser, hükümete yakınlığı ile bilinen gazetelerde “Yalnızca sapkın eşcinsel erkeklerden oluşan koro, ilk kez Müslüman bir ülkede konser verecek. Hem de Ramazan’da, Türkiye’de…” ifadelerinin yer aldığı haberlerin ardından Zorlu PSM tarafından iptal edildi. Geçen hafta Firuzağa’da plakçının basılmasına kadar varan gerici olaylar zincirinin bir halkasıydı o da. Buna da tepki göstermedi ülkenin ilerici konser dinleyicisi...

Tam da bu noktada aklıma Bruce Springsteen geliyor. Amerika’nın North Carolina eyaletinde gey karşıtı yasa çıkınca oradaki konserini iptal etti Patron (“Boss”) ve dedi ki; “Bazı şeyler bir rock konserinden daha önemlidir; önyargı ve bağnazlığa karşı süren bu mücadele de onlardan birisi. Bizi ileriye değil geriye çekenlere karşı sesimi yükseltmek sahip olduğum en güçlü araçtır.” 

Arkasından Bryan Adams, Pearl Jam gibi isimler de aynı tepkiyi verip konserlerini iptal ettiler. Siz Türkiye’de herhangi bir müzisyenin Zorlu PSM’yi protesto ettiğini duydunuz mu? Kaç kişinin bu nedenle orada konsere gitmeme kararlılığını gösterdiğine tanık oldunuz? Ülkemizdeki gey müzisyenlerin Zorlu PSM’ye tepki verdiğini okudunuz mu? Mücadele sadece sosyal medya hesabından gökkuşaklı bayrak fotoğrafı paylaşmakla olmuyor. Konserden, paradan daha önemli şeyler var ve gericiliğe karşı sesini yükseltmek de onlardan birisi. 

Silahlı insansız hava aracı üreten Vestel’in de sahibi olan Zorlu’nun, “müze yapacağım” diyerek izin aldığı ama kendisine villa yaptığı arazideki usulsüzlüğü ayrıca anlatmayacağım; merak eden Google’dan bulur. 

Ama öyle anlaşılıyor ki Türkiye’de müzik bir tür “kara para aklama aracına” dönüştü. Bütün bu anlattıklarımdan sonra beni en çok yaralayan husus bu. Bir mekân, adı ne kadar pis işlere karışırsa karışsın, ünlü bir grubun konserini yapıyorsa, sosyal medyada alkış emojisi ve #zorlu hasthag’i ile aklanır. Bir anda bütün akış Zorlu’nun gönüllü reklamını yapanlarla dolar. Yağma ya da homofobik gericilere verilen ödün nedeniyle bir kere bile eleştirmediği holdingi konser nedeniyle övgüye boğar yığınlar...

Punk rock, sistem karşıtlığı ve Zorlu

Gelelim Patti Smith konserine...

Bu yıl tüm dünyada punk rock’ın 40. yılı kutlanıyor. 1970’lerin ikinci yarısında bir grup genç, ellerine gitarları alıp içinde yaşadıkları toplumun dayatmalarına karşı isyanı ve bireyin kendi yolunu çizme iradesini haykırmıştı. Yaptıkları müziğin ve görüntülerine yansıyan bu tavrın zamanla bir akıma dönüşeceğini hayal bile etmemiş olsalar da toplum üzerinde etkisi büyük oldu. Patti Smith de ince ince dokuduğu “Horses” ile otoriteye karşı gelen ilk punk önderlerinden biriydi. Yıllar sonra sevenlerine önerilerde bulunurken “Adınızı temiz tutmak için doğru kararlar verin” diyordu. Onu Bush döneminde New York sokaklarında “People Have the Power”ı haykırırcasına söylerken gördüğümde içimde umut ışığı belirmişti. İnsanların dünyayı değiştirmek için gücü olduğunu söylüyordu. İnandım. Aynı şarkıyı dün Zorlu AVM’nin içindeki konser salonunda söylemiş Patti Smith. O şarkıyı orada duysaydım, müziğe olan inancımı yitirebilirdim. 

Şarkıları müzisyenlerin kendisinden çok önemsediğimi, müziğe sahip olduğundan daha fazla değer biçtiğimi söylemişti bir arkadaşım. Şarkıları en yakın dostu olarak gören ve punk ruhunu korumaya özen gösteren bir müzik delisiyle konuştuğunu unutmuştu belli ki. “Müzik, günümüzde artık sadece bir eğlence faktörü. Organizatör için de, müzisyen için de öyle” diyordu. Belki acımasızca gerçeği söylüyordu ama ben hâlâ müzikle direnilebileceğine inananlardanım. Bir yazımda “Şiddetsiz bir fırtınadır müzik; halkın sesi, vicdanı olur, tarihe not düşer, kültürel hafızaya kazınır. Müzisyen, şarkı sözleri aracılığıyla ait olduğu kuşağın kolektif bilincinin simgesi haline gelir. Müziğin toplumsal rolünde en kritik noktadır bu. Kolektif bilinç canlı tutulup kuşaktan kuşağa aktarılırsa, dünyada bir şeyler değişebilir” diye yazmıştım. 

Patti Smith’in Zorlu’da çalması, 40. yılında punk ruhuna ihanettir. Bir punk sanatçı, neoliberal kapitalizmin merkezinde başlattığı isyanı, neoliberal kapitalizmin sömürgeleştirdiği bir toplumda da sürdürmelidir. Bunu elbette ticari pop yapan bir müzisyenden beklemem ama bunu punk rock’ın büyükannesi diye anılan, şair ve yazar bir sanatçıdan talep etme hakkımız vardır. Konser verdiği ülkede olanlara duyarsız bir sanatçı değil kendisi; Gezi Direnişi sırasında verdiği desteği unutmadım. O nedenle beklentim daha yüksekti ve hayal kırıklığım da fazla oldu. Ne ruhu ne de düşünceleri sıradandı Patti’nin; maskülen görüntüsünün ardındaki naif kadın yüreğini, isyankâr bir akılla buluşturabilen ender bir ozan, kalıpları kıran bir sanatçı o. Punk rock’ın 40. yılında “Horses”ın Zorlu’da çalınması bu nedenle ağırıma gitti. Geçenlerde hem bu konser hem de Buzzcocks’ın bir şarkısını McDonald’s reklamına lisanlaması üzerine üniversiteli genç bir arkadaşım, “Sizin yerinizde olmak istemezdim açıkçası. Punk müzikle büyüyüp böyle defalarca arkadan hançerlenmek...” dedi. 

Bir bankanın The Sex Pistols’ın ünlü albüm kapaklarını kredi kartlarına basıp “Tüketicilerin ceplerine bir parça asi ruhu yerleştirmesinin vakti geldi!” diye pazarlaması da kalbimi kırmıştı. Ne yazık ki gömleğini yırtıp çengelli iğneler takan ya da saçlarını punk tarzı kestiren birisi, punk rock ruhunun anlamını bilmeden punk olduğunu iddia edebiliyor bugünlerde. Oysa punk bir tavırdır. Punk tarihçisi/müzisyen John Robb’un belirttiği gibi punk rock, “Halk tarafından halk için yapılan müziktir. Punk keskindir, lafını esirgemez, heyecan vericidir. Pop’ta olmayan ne varsa punk’ta mevcuttur. Pop ticaridir, sterildir. Punk bunların hiçbiri değildir, onların zıddıdır.

Toplumun dayatmalarına karşı çıkan, halk için yapılan bu isyankâr müziğin sindirilmesi, asıl kimliğinden soyutlanıp steril, lüks, kaçak AVM’lerde çalınması bir utançtır. “Horses”ı 40 yıl önceki saf haliyle yüreğimde taşıyabilmek için direniyorum. Her şeye karşın içinizdeki punk’ı koruyun!

Yazıyı yanıtlarını merak ettiğim ve tartışmamız gereken birkaç soruyla bitirmek istiyorum.

Müzik sadece bir anda tüketilecek bir eğlence aracı mıdır? 

Kent yağması konusundaki çifte standart ve teslimiyetçi tavır nasıl aşılabilir?

Taksim’e Topçu Kışlası yapılırsa ve kompleksin içinde güzel bir konser salonu olursa, orada konser verir misiniz? Aynı mekânda sevdiğiniz bir grup konser verdiğinde gider misiniz? 

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

30 Yorum

  •  
    Ttt
    20.11.2016

    Aferin zulal

  •  
    Aygül Özkaragöz
    25.08.2016

    Müzisyenler Zorlu Center hakkında bilgi sahibi olmayabilirler. Bilgilendirmek gerekir. Ama bilseler de aldırmayabilirler. Bunuda protesto müziğinin ünlenince sisteme entegre olması olgusu olarak açıklıyoruz.

  •  
    Emoji 2
    29.06.2016

    Benim de eleştirilerim olacak. ----- 2 ay önce İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Bertolt Brecht\'in en büyük sistem ve kapitalizm karşıtı oyunlarından \"Üç Kuruşluk Opera\" için Zorlu\'yu tercih etmişti. Üstelik oyundaki bir cümle sansürlendi. Daha sonra ödül töreninde bu durum ifşa edildi. ----- Vestel\'in ürettiği insansız savaş aracı, Koç\'un ürettiği tanklar, toplar, helikopter, akrepler yanında hiçbir şey. Google\'a yazıp aratın ama bence bu konunun burada tartışılması alakasız. Milliyetçi olup olmadığınızı da burada tartışmak gereksiz. Sadece umarım öyle bir durum yoktur diyebilirim. ----- Büyük Ev Ablukada gibi gruplar biz Geziciyiz, biz şöyleyiz böyleyiz dedikten sadece birkaç ay sonra Ferit Şahenk\'in organizasyonlarında rockçılık oynuyordu. Büyük ihtimalle de siz de ordaydınız. One Love Festival\'in Ethem Sarısülük\'ün ölüm yıldönümünde gerçekleştiğini de hatırlatmak isterim. Sosyal medyada boykot çağrıları yapılmıştı ve birçok kişi gitmemişti. Ama büyük ihtimalle siz yine ordaydınız. Eğer değilseniz, şimdiden özür dilerim. Ama gitmiştiniz diye hatırlıyorum. Şahsen ben en sevdiğim grupların konserlerini sırf Volkswagen Arena’da olduğu için kaçırdım. Mogwai’ı daha önce görmüştüm ve Pixies’e bu dünya gözüyle göremedim. ----- Türkiye\'de kimin ne olduğunu bilmesi oldukça zor olan Patti Smith\'i günah keçisi seçmeden önce samimi olmak gerekiyor. IKSV\'yi anlarım da, Volkswagen Arena\'ya, One Love\'a giden biri kalkıp Zorlu hakkında eleştiri yapamaz. Siz hiç son zamanlarda NTV izlediniz mi? Banu Güven, Mirgün Cabas, Yekta Kopan gibi isimlerin neden kovulduğunu hatırlayın. ----- Ama nolursa olsun bu tartışma ortamını oluşturmanız önemli. Bu durum hakkında yazı yazma cesaretini gösterdiniz ve bu tebrik edilecek bir durum. Ama tutarlılık istiyoruz sizden. Hayvan hakları mücadelenizde ve yazı hayatınızda kolaylıklar dilerim.

  •  
    Timur Demirtaş
    29.06.2016

    Teşekkürler bu güzel yazı için. Vestel\'in silahlı insansız hava aracı ürettiğini burada öğrendim. Cümlelerdeki ifade gücü ve arkasındaki inanç da beni yüreklendirdi ve bu siteye olan sempatimi artırdı.

  •  
    Nita
    29.06.2016

    Patti Smith\'in Zorlu\'da vereceği konser bizim de kalbimizi kırdı ve yıllarca onun kitapları, şiirleri ve müziğiyle büyümüş insanlar olarak bu konsere gitmeme kararı aldık. Bu tepkimizi de kısa bir video ile kendisine ilettik. Zorlu\'daki konserinden tam 1 yıl 1 gün önce Patti Smith\'İ, Frankfurt Alte Oper\'deki konserinde en önden izlemiştik. Ayakta izlemek için tek bir bilet kategorisi vardı ve konser saatinden 5 saat önce gidip bekledik. Onun için hazırladığımız çizimi ellerimizle verdik. Ve 1 yıl geçmesine rağmen tepkimizi dile getirdiğimiz videoyu aynı çizimi taşıyan bir pakette ona verirken, \"Sizi tekrar gördüğüme sevindim\" diyecek kadar tatlı birisi Patti Smith. Yazıda bahsedilenlerin bilincinde olan bir topluluğun var olduğunu bilmek bile sevindirici ancak bir şekilde hepimizin sesini çıkarması, rahatsızlığını dile getirmesi gerekiyor.

  •  
    Derya
    28.06.2016

    Emoji nickli kullanıcının yorumuna %100 katılıyorum

  •  
    canerbakiroglu
    28.06.2016

    yazi iyi ama asagida emojinin yorum daha iyi :) zulal hanima cevap hakki dogmus.. volkswagen ve diğer iddaalara cevap vermeli. zorluyla dogus atv arasinda ne farklilik var??? soho house\'un kasimpasa subesi askjskaj

  •  
    Bilge Yurt
    27.06.2016

    Punk\'ın da belirli bir müddet sonra ruhunu popüler kültüre sattığını ve ticarileştiğini düşünüyorum. Bu elbette ki yine de sanatçıların tavırlarına göre değişmekte. Patti ana akım kulvara yakın olsa da yine de oldukça protest bir duruşu olan ve kalbimizde farklı bir yeri olan bir kadın sanatçı ve Zorlu\'nun sahnesine hiç yakışmadığı aşırı yüksek bilet fiyatları fanları tarafından da çoğu kez dile getirildi. Düşüncelerinizi büyük bir kısmını paylaşıyorum ve aynı nedenlerden ben de sizin gibi gidemeyenlerdenim. Düşüncelerinizi açık yüreklilikle dile getirme cesaretini gösterdiğiniz için de sizi tebrik ediyorum. İstanbul\'un hem ana akım hem de yeraltı türlere kucak açabilecek büyük ve orta ölçekli sivil bağımsız kaliteye önem veren mekanlara ve açık görüşlü bir dinleyici kitlesine ihtiyacı var. Bunlar olmadığı sürece o neden gelmiyor, bu konserler, festivaller neden olmuyor, neden olunca Zorlu\'da oluyor, diye söylenip dururuz maalesef...

  •  
    Ayşe Özgöl
    27.06.2016

    Mükemmel bir yazı. Yazsa yazsa Zülal Hanım yazar diyordum, yanılmadım! Hiç kıvırmadan kabul etmeli bu ikiyüzlülüğü yapanlar. Yağmaya karşıysan Zorlu\'da işin ne? Homofobiye karşıysan neden Zorlu\'ya tepki vermiyorsun? Punk rock ile steril, lüks AVM bağdaşıyor mu?? Eline sağlık Zülal Kalkandelen!

  •  
    uyku
    26.06.2016

    çok güzel anlatmışsın durumu.. kelemine sağlık

  •  
    Hülya Kazancı
    26.06.2016

    Müzik asla bir anda tüketilecek bir araç değildir. Hiç bir zaman o Topçu Kışlası yapılamayacak. Keza böyle bir şey söz konusu olursa, bu ülkede yaşanılamaz ve bende oradaki hiç bir etkinlikte bulunmam.

  •  
    Emoji
    26.06.2016

    Zülal, Sanki neo-liberal kapitalizmin büyükannesi Sabancı\'nın (AKM\'yi kasıtlı olarak restore etmeyen holding) AKsanat\'ındaki eventlere hiç gitmiyorsun da, tüm ömrünü ezilenlerin mücadelesine adamışsın izlenimi doğuyor. O zaman iki kelam edeyim. Ana sponsoru ATV, Sabah, Ethem Sancak vs vs. olan, Emek\'in yıkılmasını seyreden hatta yaptıkları ve yapmadıklarıyla bu durumu destekleyen ve başka birçok açığını yazacağım IKSV\'nin etkinliklerine bayıla bayıla gidiyorsun. Mevzu Morrissey olduğunda Volkswagen Arena\'yı emojilerle hashtagliyorsun. Hani şu bahsettiğin Gezi Direnişi\'nde kanallarını yeşil sermayeye teslim eden ve karşılığında GALATAPORT\'a yeni Zorlu\'lar dikecek olan, et fetişi Nusr-et\'in ortağından bahsediyorum. Soho House\'un Kasımpaşa şubesinde bedava Thurston Moorse konserini de kaçırmamışsın ayrıca. Seni köftehor seni ;) Yoksa yazdıklarının çoğu doğru. Peki yazdıklarınla ne kadar paralel bir hayat yaşıyorsun? Yaşıyoruz? Zorlu tü kaka, Koç Sabancı Doğuş #cool #muck #rock. Ne de olsa onlar masum beyaz-Türkler öyle değil mi? Kaldı ki Patti Smith\'i öyle bir anlatmışsın ki, sanki kadın gençliğini Latin Amerika dağlarında geçirmiş bir zapatista. Halbuki kendisi Obama\'yı destekleyen sıradan bir liberal demokrat ve bu da mevcut koşullarda o kadar kötü bir şey değil. Mevcut koşullara geri dönersek sicili ortada Pozitif\'in etkinliklerine katılacağıma gider badem bıyıklıların mekanında Tindersticks, PJ Harvey, Patti Smith izlerim. Evet koltukları rahat, evet ses sistemi iyi, insan gibi bir muamele var. Üstelik ramazan ramazan pide kuyruğunu hatırlatan bira kuyrukları var. Yani maalesef çalıyorlar ama çalışıyorlar. Sabahtan akşama kadar üzüntüden kahrolduğumuz bu coğrafyada insanlar birkaç saatliğine mutlu oluyorlar. Yoksa mevzu anarşiklikse o konu da Godspeed You! Black Emperor’a ben de kırgınım. Hasılı velkelam, bence sen bu punk munk işlerine girmeden önce oto-sansüre uğrattığın ve son zamanlarda iyice törpülediğin ulusalcı geçmişinle yüzleş. Attığın bağzı tivitler için özür dile. Olmadı vegan sektöründe iyi para var, oradan ilerle. Sevgiler, Emoji

  •  
    Gokce
    26.06.2016

    Konserlarin amaci ic dunyayi yeniden kurmak,orgutlemek,uyandirmak ,arayisa sokmak icin degil kar odakli oldugu surece ;o kar kaynagi da Dunyaya bakisi celiskili ,Steril,etiket arayisi icinde,hashtag kafali adamlar olur.Ama sizin o pahali konserlerinizde iste boyle selfie arkasinda ancak fon olur,ertesi gun daha \"cool\"bir etkinlik bulundugunda akillardan silinir gider.kimse o konserden \"lan hakkaten baska bir dunya mumkun ya\" diyerek cikan olmaz onun yerine ertesi gun ucaga atlayip cesmede eller havaya yapanlar olur(ha bu arada muhtemelen calan sarkida Selda Bagcan in remixi falan olacaktir) tuketiniz yiyiniz bitiriniz hepsini afiyet olsun.alan hadi razi da satanin artik razi olamadigi bir yer istiyorum.(cok doluyum)

  •  
    melih atabay
    26.06.2016

    Yemin ediyorum, üç gündür bunu düşünüyor, sıkıntısını yaşıyor, derdimi paylaşmak için yanıyordum.. İşte bu paylaşımı, güzel birikimi ve kelimeleri ile yapan insan, sana teşekkürler. Ne güzel tercüman oldun.

  •  
    Ness
    25.06.2016

    Son zamanlarda okudugum en yürekli müzik ve toplum iliskisinin üzerine yaziöid güclü yorumlardandi makaleniz, tesekkürler bu güzel düsünceleriniz icin, Size katiliyorum.

  •  
    Karen
    25.06.2016

    Patty\'ye mektup yazalim, bu yaziyi ingilizceye cevirip yollayalim. Belki okur ve bir pismanlik parçasi yazar belli mi olur. Musadeniz olursa bir sekilde cevirip ulastirmaya calisacagim

  •  
    boraboris
    25.06.2016

    Zorlu\'nun PSM\'sini hep PMS diye okuyor aklım. Kutuplarımdan biri -romantik budala olanı, yazıya katılırken diğer kutbum \"bak tıpkı senin gibi \'Saldır Bora\' fazında\" diyor. Yazarın bu \"overkill\" konser eleştirisini bir kez de PMS-free bir anında yeniden değerlendirilmiş hali ile okumak isterim. Bir de ilk paragraftan itibaren bakalım ne zaman bunların sorumlusu hep o CHP Zihniyetine bağlayacak diye bekledim. Sonuç: It\'s Only Rock n\' Roll (And I Like It)

  •  
    Hülya elmas
    25.06.2016

    İlk le okudum yazınızı kırıp dökmeden, saldırmadan, kendi kırgınlığınızı ve hayal kırıklığınızı kibar bir dille anlattığınız üslubunuz çok güzeldi. Artık herkesimden insanın birbirini incitmekten kaçınmadığı bu Zaman\'larda oldukça haklı olduğunuz konularda bile yaklaşımınız tam da aradığımız sağ duyu. Teşekkür ederim. Belki müziğin sahibi olanlar -ki aslında bir şarkıcı müziğini icra ettikten sonra şarkı ondan çıkar ve dinleyen herkese ait olur- sizin kadar duyarlı olamadılar ama sizin duyarlılığınızın hiç bitmemesini diliyorum.

  •  
    Mehtap
    25.06.2016

    Duyhularımın tam ifadesi, teşekkürler

  •  
    elif
    25.06.2016

    ağzına sağlık.

  •  
    selma
    25.06.2016

    Muzik elestirileriyle ilgili okudugum en iyi yazi..Muzik hele ki punk ve de rock bir durustur ,o durusun muzige yansimasidir..muzigin belirledigi bir durus degil durusun belirledigi bir muzik ve kulturden bahisle,ihanet kelimesi tam yerinde kullanilmis..Moda diye sacini degisik renklere boyayip kafasinin yanini kazittiranlarin pop muzik dinleyicileri oldugu gercegi gibi..Buna dur diyecek olanlar basta muzisyen ve sonra da kitlesi olmali..Ama para carklari isledikce sorun gormeyenleri punk ve rock cultunun neresine yerlestiririz?..gercek bir hayal kirikligi..ilkesizce ve haince..eger bizim dinleyicilerimiz bilincli olup o konsere gitmeyeceklerini soyleselerdi bir sekilde seslerini duyursalardi,eminim sanatci da duruma ayikirdi..bu da turkiyenin punk rock dinleyici kitlesine buyuk bir saygi getirirdi,ve cok daha buyuk bir hareketi baslatirdi..Ama maalesef \"patti smith\'e gidiyoruz baba\" tavri sadece bilincsizce ve bencilce bir hareket..Ayip ve de yazik..Ikinci sorunuz a gelince biranda tuketilen muzik zaten pop muzik..Punk ve rock\'i da bu sahaya itelemeye calisanlar umarim basarisiz olurlar..Ve sonucta konu yine dinleyicide noktalaniyor

  •  
    Şule
    25.06.2016

    Müthiş! Çok güzel ! İçimden \'alnınızdan öpüyorum\' demek geldi .:)Punk tarz olarak beni aşsa da savunduğu şeyler için her daim evrenselliğini koruyacaktır inanışındayım.

  •  
    osman
    25.06.2016

    bu hislerimizi biri Patti\'ye de iletmeli...

  •  
    Doruk Fisek
    25.06.2016

    Yazınızı konserden sonra değil önce, sadece Türkçe değil İngilizce de yazıp Patti Smith\'e gönderseydiniz; Türkiye\'deki başka punk severleri de örgütleyip Patti Smith\'e ulaşmalarını sağlasaydınız, belki konser sonrası bir yazı yazmak zorunda kalmayabilirdiniz.

  •  
    Nil
    25.06.2016

    Aklımdaki soru işaretlerini çok güzel dile getiren bir yazı, ellerinize sağlık. Ama maalesef en sonunda sorduğunuz soruların cevabını az çok biliyoruz. Acı olan yanı da bu. Emek Sineması için \"Emek Yerinde Güzel!\" diye bağıran bizler değil miydik? O kapanan sinemalar bir bir şehirden yok olurken AVM\'dekilere değil de inatla kalkıp onlara mı gittik? Gitmiş olsaydık bu kadar savunmasız kalırlar mıydı yıkımlara karşı? Gerçekten sadece iktidar karşıtlığı söylemiyle çözüm üretilebilecek bir konu değil, bu tek taraflı işlenen bir suç değil. Yazınız oldukça düşündürücü ve korkarım sonunda sorduğunuz soruların cevapları çok belli. Tabii ki hepimiz koşa koşa gideriz ne de olsa arz talebi yaratır değil mi? Türkiye\'de bellek bize uzaksa, uzak olarak tanımlıyorsak, kent belleği dediğimiz olgu uzaktan öte, yerçekiminden bağımsız, fezada bir yerlerde seyir halindedir muhtemelen.Maalesef...

  •  
    Sibel
    25.06.2016

    Öncelikle popüler kültür kavramı sorgulanmadan yazılmış bir yazı. Bu kadar ünlü olmuş tüm müzisyenler müzik endüstrisinin ve popüler kültürün (pop müzik başka, popüler müzik başka bir kavram) göbeğinde yer alırlar. Adı Patti olsa da. Radiohead bile buna dahildir. Hatta hepimiz bir şekilde içine dahil ediliriz ve bunun adına \"kapitalizm\" denir: \"Punk is not dead but it s already sold\" diyebiliriz! Patti\'nin verdiği mesajlar önemliydi ve performansı da son derece kaliteli. Ses sitemi iyi olan hatta olmayan diğer organizsyon mekanlarının Zorlu\'dan müthiş bir farkı yoktur. Ancak konser organizasyonları bile zar zor düzenlenirken bu ülkede oturduğumuz yerden yazmak kolay olsa gerek.

  •  
    Tom Verlaine
    25.06.2016

    Punk rock’ın büyükannesi diye anılan, şair ve yazar Patti Smith hanımefendi Zorlu\'da çalmayı kabul etmiş olması bile resmi olarak punk\'ın öldüğünü kabul etmemiz için bir neden olabilir mi? Yoksa alt kültürlerle ilgili olarak biraz daha araştırıp, neyin ne olduğunu anlayıp, ortaokul hayallerimizden sıyrılmanın vakti mi geldi?

  •  
    Alper Fidaner
    24.06.2016

    Şu dünyada bu işe terslenen tek ben miyim diye soruyordum kendime ki, yazınız gördüm. Çok teşekkürler.

  •  
    Kerem
    24.06.2016

    Konserin bir avm de gerçekleşmesi eleştirilerine katılmakla birlikte, bunun yine de horses ın 40ıncı yılına ve de Patti Smith in hala dimdik sahnede çılgınca düşüncelerini ruhunu punk rock ın ilham vericiliğine gölge düşürdüğünü söylemek çok Vefasız bi söylem. Ne yazık ki günümüz müzik endüstrisi şartları dünkü konserin de aykırı ve aktivist duruşa ters bir mekanda gerçekleşmiş olsa da düşünceler sözler gönül bağının hala sapasağlam olduğunu düşünüyorum

  •  
    Nilufer Kalafat
    24.06.2016

    Merhaba Zulal Hanim Yazinizi gozyaslari icinde okudum Amator bir dinleyiciyim ben sadece ..yine de konserin zorluda oldugu aciklandiginda uzuldum..Ben mumkun oldugunca gitmiyorum oradaki konserlere .Benim gibi yuregi yarali giden cok dinleyici var.Bir Depeche Mode orada konser verse ayaklarim geri gider ama yine de giderim.Bazi sanatcilara hayranligim onlari bir daha canli izleyememenin verdigi korku agir basiyor maalesef..Sizin gibi bir muzik insaninin bu tavri cok buyuk hayranlik uyandiriyor bende.Kendi icimde de gittigim icin yasadigim utanci ikiye katliyor.Ben kent yagmasinin sembolu olan bu yerde organizatorlerin belki birseyler yapabilecegini dusunuyorum,ayrica dun de twiter da yazdigim gibi sanatci daha dogrusu Patti Smith gibi bir sanatci Morrissey gibi bir muzisyen mutlaka konser verecegi mekani arastirmali .Patti Smith Zorlu hakkindaki gercekleri bilseydi gelirmiydi ya da acaba biliyormuydu da geldi ..Bunu cok merak ediyorum .Keske roportaji siz yapsaydiniz bunu sorsaydiniz ..Sonuc olarak dinleyicilerin bu mekani protesto etmesi imkansiz bunu umud etmek yanlis.Hepimiz sizin kadar idealist olmadigimiz gibi cogumuz sadece sosyal medya protestoculariyiz,onu bile beceremiyoruz o bile bir gunluk isyandan ,hashtag den oteye gidemiyor.. Yine de sizin gibi birinin varligi ,sizin Turk olmaniz muzik adina beni rahatlatip mutlu ediyor .Sizin sayenizde umudum var.. Yaziniz cok hakli ve muhtesem olmus ,tesekkurler.