Advertisement

Prof. Klaus Schmidt’in Urfa’daki evi, anı evine dönüştürülecek

Prof. Klaus Schmidt’in Urfa’daki evi, anı evine dönüştürülecek

2014 yılında yitirdiğimiz, Göbeklitepe’nin uzun yıllar kazı başkanlığını yürüten Prof. Klaus Schmidt’in Urfa’daki evi, anı evine dönüştürülecek. Çalışma arkadaşı ve eşi, arkeolog Çiğdem Köksal Schmidt’in emeğiyle yaratılacak ev, hem Göbeklitepe’nin doğru tanıtımına katkıda bulunacak, hem de sonrasında yapılacak araştırmalar, kültürel faaliyetler için kullanılacak, yaşayan bir kültür merkezi işlevi görecek. 

Gazetemiz yazarı Çiğdem Köksal Schmidt’in, anı evi için düşüncelerini ve yapılacakları açıkladığı metni şöyle:

1995-2014 yılları arasında sevgili eşim Klaus Schmidt tarafından yapılan Göbekli Tepe kazı ve araştırma çalışmaları için, bir önemli mekan Urfa, Camiikebir Mahallesi‘ndeki evimiz idi.
Daracık sokaklarla ulaşılan şehrin eski bölümünde, dışarıya tamamen kapalı olarak inşa edilen taş yapılardan biri olan bu evi, Klaus 1994 yılında Göbekli Tepe’yi ilk kez ziyaret ettiğinde ve burada çok uzun yıllar çalışacağını anladığında satın almıştı. Ekibinin kazı alanı dışındaki çalışmaları yürütebileceği ve konaklayabileceği bir mekana ihtiyacı olacaktı çünkü.
Klaus, 20 yıl boyunca burada hem kazı ekibini, hem de Urfa’ya ziyarete gelen birçok meslektaşımızı ve gezgin grupları sohbetler için, birlikte yenilecek akşam yemekleri için misafir etti.
Şehrin kalabalık ve gürültülü sokaklarına hem çok yakın, hem de çok uzaktı bu ev. Dar sokaklardan ilerleyip kapısının önüne geldiğinizde sadece yüksek bir taş duvar görürdünüz. Ama kapı açıldığında sımsıcak bir dünyaya, Klaus Schmidt’in misafirperverliğine, kazı ekibinin düzenli hareketliliğine, size her daim gülümseyen bir turunç ağacına, sıcaktan bunalmış taş duvarları kaplayıp serinleten yemyeşil sarmaşıklara, en güzel köşeleri bulup uyuyan mutlu kedilere kavuşurdunuz.
20.07.2014 tarihinde aniden bu güzel rüya sona erdi, Klaus aramızdan ayrıldı. Ama evimiz ve hatıralarımız hala yerinde ve ben sizleri burada bir kısa yolculuğa davet ediyorum.
Evin kendi mimari özelliklerinin ve kullanım hikayesinin izini sürebileceğiniz, Göbekli Tepe kazı çalışmalarının hikayesini görebileceğiniz çeşitli fotoğraf ve resim sergileri ve Göbekli Tepe‘ de yirmi yılımızı anlattığım bir sunum ile sizleri ağırlamak istiyorum.
Göbekli Tepe, 1995 yılında Klaus Schmidt tarafından keşfedilip kazı çalışmaları yapılıncaya kadar binlerce yıl bekledi insanlığın algısına ve bilincine tekrar ulaşabilmek için. Onbinlerce yıl önce Göbekli Tepe’yi yapan insanlarla, bugün yaşayan ve Göbekli Tepe hakkında düşünen ve konuşan bizlerin bir ortak noktası var, o da Göbekli Tepe’yi yarına taşımak şansı. Bu yolda oluşacak belleğin bir parçası olarak gördüğüm bu evde, gelen konukların da aktif katılımcı olabileceğini umuyorum. Göbekli Tepe ilgili notlarınızı, düşüncelerinizi, ya da kendinizden herhangi bir hatırayı iliştirebileceğiniz bir sembolik dilek ağacı bekliyor olacak sizi avluda. Arzu edenler Göbekli Tepe motifleri ile yaptığım kolaj çalışmalarına da katılabilecekler. Sadece adınızı, geldiğiniz tarihi ya da kısacık düşüncelerinizi yazsanız, ya da gördüğünüz motiflerden birinin küçücük bir köşesini bile çizseniz, Göbekli Tepe etkileşimlerinizi katabileceğiniz yaşayan bir sergi, bir anı alanı yaratmayı hayal ediyorum.
Gelin, benim ve Klaus‘ un misafiri olun, onu analım, Göbekli Tepe’yi konuşalım, düşünelim…belki hayaller gerçek olur.”

 

 

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış