Pop art sanatçısı James Rosenquist hayatını kaybetti

Pop art sanatçısı James Rosenquist hayatını kaybetti

Sanatçı James Rosenquist 83 yaşında hayatını kaybetti. Andy Warhol ve Roy Lichtenstein ile birlikte pop art’ın en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen sanatçı, 31 Mart günü evinde uzun bir hastalık sürecinin ardından vefat etti.

Rosenquist kariyerine tabelaları, Times Meydanı ve başka kamusal alanlardaki billboard reklamlarını boyayarak başladı. Daha sonraki işlerinde ünlülerden tüketim mallarına, popüler kültüre dair görüntüleri birleştirdi.

En bilinen işlerinden biri, 1960’lı yılların başında ürettiği John F. Kennedy’nın yüzünün sarı bir Chevrolet ve bir dilim kekle yan yana durduğu billboard tarzı resmi “President Elect” (Başkanlık Seçimi) oldu.

Rosenquist bir keresinde bu eseriyle ilgili “Surat Kennedy’nin kampanya afişlerinden geliyordu. O dönem kendi kendinin reklamını yapan insanlar çok ilgimi çekiyordu” demişti. “Niye kendilerinin reklamını yapıyorlar? Bu onun yüzüydü. Vaadi ise yarım bir Chevrolet ve bir dilim bayat kekti.”

Bir başka ünlü eseri ise çocuk ve tüketim malları görüntüleriyle bir Vietnam Savaşı bombardıman uçağının üst üste bindiği “F-111”di. 51 adet tuvalin alüminyum panellerle iç içe girdiği 26 metre uzunluğundaki bu eser, parça parça satılması planlanarak yapılmıştı. Ancak koleksiyoner Robert Scull eseri tek parça olarak aldı ve eser şimdi New York Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) sergileniyor.

Kuzey Dakota’da doğan sanatçının annesi de amatör bir ressamdı ve Rosenquist’in yaratıcılığa merakını küçük yaştan itibaren desteklendi. Bir günbatımını suluboyayla tasvir ettiği eseri ona Minneapolis Sanat Okulu’ndaki derslere katılabilmesi için burs kazandırdı. Daha sonra Minnesota Üniversitesi’ne gitti ve 1955 yılında New York’a taşındı.

Bir billboard şirketinde, farklı ürünler için reklam panoları boyamaya başladı. Daha sonrasında “işlerinin estetiğinin grafik sanatından geldiğini” itiraf etmişti.  

Her ne kadar pop art sanatçısı olarak tanınsa da, Rosenquist kendi çağdaşları Andy Warhol ve Roy Lichtenstein ile karşılaştırılmak istemedi. 2007 yılında Smithsonian dergisine verdiği röportajda “Ben Andy Warhol’a benzemiyorum. O Coca-Cola şişeleri kutuları yaptı. Ben ise yeni bir türde resim yapabilmek için jenerik imgeleri kullandım, marka isimleri değil” demişti. “İnsanlar çocukluklarını hatırlayabilir ama dört beş yıl önce olmuş olaylar tamamen masal âlemidir. İşte benim ilgili olduğum imgelem budur; bir parça tanıdık gelen ama nostaljik hissettirmeyen şeyler. Sosisli sandviçler ya da daktilolar; insanların biraz bildiği jenerik şeyler.”

2009 yılında yazdığı “Painting Below Zero: Notes on a Life in Art” (Sıfırın Altında Resmetmek: Sanatta Bir Yaşamdan Notlar) isimli biyografisinde şöyle demişti: “Pop Art. İsimlendirme hiçbir zaman umrumda olmadı ama pop artist olarak tanımlandığım yarım yüzyılın sonunda, buna boyun eğiyorum. Ancak yine de, dürüst olmak gerekirse pop art ne anlama gelir bilemiyorum.”

Rosenquist’in işleri, aralarında Guggenheim, MoMA ve Whitney’nin de olduğu saygın müzelerde ve kurumlarda sergilenmektedir.

Kaynak: The Independent

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış