PEN’den 29 Ekim bildirisi: Biz ona Cumhuriyet diyoruz

PEN’den 29 Ekim bildirisi: Biz ona Cumhuriyet diyoruz

Uluslararası yazarlar birliği PEN’in Türkiye temsilciliği tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’yla ilgili bir bildiri yayımlandı. Bildiride 94. yılını kutladığımız cumhuriyet kazanımlarına dikkat çekildi ve bugüne ilişkin tespitler ve eleştiriler dile getirildi. Bildiride “Kimseyi milliyetinden, kültüründen, dilinden ve kimliğinden ötürü aşağılamak söz konusu bile edilmiyorsa… Biz ona Cumhuriyet diyoruz”, “Kitaplar toplatılıp yasaklanmıyor, gazeteciler, yazarlar hapisane günlüğü tutmak zorunda bırakılmıyor, herkes düşünce, ifade ve yayımlama özgürlüğünü korkusuzca yaşıyorsa… Biz ona Cumhuriyet diyoruz” gibi ifadelerin yer aldı. Bildirinin tam metni şöyle:

Biz ona Cumhuriyet diyoruz

Yurttaşlar, kadın-erkek, çoluk çocuk, köylü-kentli, yoksul-zengin, tasada ve kıvançta ortak olarak, birlikte yas tutabiliyor ve birlikte bayram edebiliyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Kimse kılığından kıyafetinden ötürü suçlanmıyor, hakarete ve saldırıya uğramıyor, herkes laik bir rejimde yaşamanın ne büyük bir ayrıcalık ve nimet olduğunu biliyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Din ve inanç özgürlüğü içinde, dinin kutsallığına saygı duyuluyor, din gündelik siyaset malzemesi olarak kullanılmıyor, dini esaslara dayalı bir rejim inşa edilmiyor, din ve devlet işleri birbirine karıştırılmıyor, yurttaşlar inançlarından ve mezheplerinden ötürü ayrımcılığa tabi tutulmuyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz.

Eğitim sistemi siyasi emellere alet edilmiyor, okullar buna göre düzenlenmiyorsa ve eğitimde fırsat eşitliği tüm topluma yaygınlaştırılıyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Toplumsal barış, iç barış, bölge barışı ve dünya barışı her şeyin üstünde tutuluyor, titizlikle savunuluyor ve başka ülkelere, ‘demokrasi’ getirme bahanesiyle müdahale edilmiyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Toplumu kutuplaştırmak, onu tam ortasından ikiye bölmek, bizden olanlar ve bizden olmayanlar diye ayırmak, kimseyi milliyetinden, kültüründen, dilinden ve kimliğinden ötürü aşağılamak söz konusu bile edilmiyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Kitaplar toplatılıp yasaklanmıyor, gazeteciler, yazarlar hapisane günlüğü tutmak zorunda bırakılmıyor, siyasi parti liderleri, yöneticileri, seçilmiş belediye başkanları demir parmaklıklar ardında, siyasetten uzak tutulmuyor, her türden muhalefeti susturmaya tevessül dahi edilmiyor, herkes düşünce, ifade ve yayımlama özgürlüğünü korkusuzca yaşıyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Özgürlükler doyasıya yaşanıyor, demokrasi tüm kurallarıyla uygulanıyor, darbenin d’si dahi telaffuz edilmiyor ve darbe girişimlerine halk gerekli tepkiyi verip direniyor, kimse düşüncelerinden ötürü tutuklanmıyor, işinden, aşından olmuyor ve adalet duygusu ülkeyi yönetenler ve yönetilenler tarafından içtenlikle paylaşılıyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Ağaçların yeşil, gökyüzünün mavi, nehirlerin berrak, havanın temiz, sözlerin yumuşacık, kalplerin sevgi dolu olduğu ve gözlerin merhametle güzelleştiği, tabiatın ve hayvanların da yeryüzünü paylaştığımız yoldaşlarımız olduğu kuvvetle hissediliyor ve onların hakları da tıpkı insan hakları gibi güvence altına alınıyorsa…

Biz ona Cumhuriyet diyoruz. 

Biz Türkiye Cumhuriyeti’ni çok seviyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyet için canını veren, emek veren, onu koruyup geliştiren, sevip güzelleştiren herkesi saygıyla, sevgiyle anıyor, sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti Türkiye’nin sonsuza dek yaşayacağı inancıyla kutluyoruz.

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış