Advertisement

Lise öğrencilerinden ‘adı gibi’ resimli edebiyat dergisi: Güzel Yazı Defteri

Lise öğrencilerinden ‘adı gibi’ resimli edebiyat dergisi: Güzel Yazı Defteri

Tekirdağ-Çorlu Mimar Sinan Anadolu Lisesi öğrencileri, edebiyat öğretmenleri Deniz Gönüllü’nün öncülüğünde Güzel Yazı Defteri adında bir “resimli edebiyat dergisi” çıkarıyor. İnternet ortamında yayımlanan dergide, lise öğrencilerinin öyküleri, şiirleri, denemeleri, mektupları, yine onların yaptığı resimlerle birlikte sunuluyor.

Derginin önsözünde “Biliyoruz ki yüreğine bir satır bile değmeyen insanlardan olmayacağız. Çünkü dünyayı yine edebiyat kurtaracak” deniliyor.

Güzel Yazı Defteri’nin ilgi çekici pek çok özelliği var.

Özenli bir tasarıma sahip dergide, “Küçürek Öyküler” bölümünde, Türkçede günden güne daha fazla örneğine rastlanan “minimal – mikro öykü”ler bunuluyor.  Bölümün başına bu tür hakkında bir bilgi metni konulmuş. Türkiye ve dünyadan temsilcilerinin sıralandığı metinde küçürek öyküler şöyle tanımlanmış: “Günümüzde birçok alanda sadeleşmenin yanı sıra o alanın içinin boşaltılması, kolay tüketilir hale gelmesine sık rastlar olduk. Ama küçürek öyküler öyle değil. Birkaç sözcükle sizi derinliklere sürükleyecek bir kuvvete sahip.” Buradaki öyküler de öyle. 

Örneğin 11. sınıf öğrencisi Gökmen Çetin’in “Sağır” adlı küçürek öyküsü: “Küçücüktüm daha duyduklarımı, duymamış gibi yapmayı öğrendiğimde.” 

11. sınıf öğrencisi Mehmet Pek’in “Travma” adlı öyküsü: “Kardeşimle babamı bekliyoruz. Kapı çalıyor, içeri hiç tanımadığım bir adam giriyor. Kardeşim ‘Hoş geldin baba!’ diyor. Adam bana bakıyor, ‘Merhaba oğlum!’ diyor.” 

Bu öyküyü de 10. sınıf öğrencisi Ayşe Çiftlik yazmış: “Evinde yemek kokuları eksildi adamın. Çocuklarının yastıkları ıslaktı.”

Divan edebiyatının yeni temsilcileri

Dergide bu yeni türün örnekleriyle birlikte geçmişin edebiyat anlayışının örneklerini, yeni temsilcileri de görmek mümkün. Divan Edebiyatı bölümünde öğrencilerin yazdığı rubailer, gazeller, kasideler ve maniler yer alıyor. 

Emre Şahin’in ‘Benim Felsefem’ adlı rubaisi: “Böğürtlen bekçisi dikenlere sor beni/ Erken uykularla uyan hayra yor beni/ Yeşil yaprağa sarı ben düşerse fena/ Aşktan önce külleri sorar beni.” 

10. sınıf öğrencisi Merve Tutar’ın “Hasret Gazeli”nden: “Aşkı oyuncak sandın, gülüp eğlenirsin/ Çık artık yüreğimden, orası bedbaht duvarı// Bekledim hep görülsün, çizdiğim o karalar/ Kalem yazarken seni, defter neden karalı.”

Oğuz Atay’a selam gönderen Hayal Sözlüğü

Güzel Yazı Defteri dergisinin en ilginç bölümü “Hayal Sözlüğü”. Oğuz Atay’ın “Kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor” alıntısıyla açılan sayfalarda öğrencilerin kelimelere biçtiği yeni anlamlar aktarılıyor. 

Örneğin Ceyda Karaman, ayna için “benliğin süslü kapısı” demiş. Safiye Baş için bahçe “çocukluğun en güzel günleri” demekmiş. Harika Bilgi için okyanus “gökyüzünün gölgesi”, Mücahit Öztürk için hayal “düşünce özgürlüğü”, Neslihan Sarıgül içinse yağmur “gökyüzünün sesi” anlamına geliyormuş.

Dünyayı edebiyat kurtarır mı bilinmez. Ancak edebiyatla, sanatla beslenen öğrencilerin ve onları bu alanlarla tanıştıran öğretmenlerin katkısı olacağı kesin.

Online derginin tamamını buradan görebilirsiniz.

Öğrencilerin dergideki resimlerinden bazıları:

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış