Advertisement

Kırılan yerden yeniden doğuyoruz

Kırılan yerden yeniden doğuyoruz

Kadın sorununa dikkat çeken “Can Kırık-ları” adlı oyun, rol alan beş kadın sanatçının kendi kişisel varoluş mücadelesini sergiliyor. Oyun, 21 Mayıs pazar günü Ankara’da, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde.

Sahnede beş kadın, bir yandan birbirleriyle sorunlarını paylaşırken diğer yandan da seyirciyle dertleşiyor. Kadının şiddet, yalnızlık, terk edilmişlik, annelik gibi sorunları benzer acılar ve yürek burkan hikayelerle dolu. Bu kez sahnedeki sanatçılar, bir oyun metnini değil kendi varoluş mücadelelerini olabildiğince samimi şekilde dile getiriyor. Onlar toplum içinde ve kendi kişisel hayatlarında ayakları üzerinde güçlü şekilde durmayı başarsalar da aslında anlattıklarına kulak verince bu sürecin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını anlıyoruz.

Tiyatro, Opera ve Bale Çalışanları Vakfı (TOBAV) Başkanı Mehmet Yılmaz’ın kadın sorununa dikkat çekmek amacıyla beş kadın sanatçıyı ve senaristi bir araya getirmesiyle hayata geçirilen “Can Kırık-ları” adlı oyun, binlerce yıllık meseleye yalın bir anlatımla ayna tutuyor. Devlet Tiyatrosu sanatçıları Gaye Alacacı, Ferahnur Barut, İpek Çeken, Devlet Opera ve Bale sanatçısı soprano Selva Dolun Erdener ve özel tiyatro oyuncusu Şebnem Gürsoy’un rol aldığı oyunun senaryosunu Şirin Aktemur Toprak, yönetmenliğini ise Murat Atak üstleniyor. Bir sosyal sorumluluk projesi olarak da hayata geçirilen oyunun sosyolog danışmanı Munise Deveci, edebi danışmanı ise Munise Uyar. 

Gerçek hikayelerden yola çıktılar

“Can Kırık-ları”nda dayatılan tüm rollere ve kurallara rağmen kadınların kendi kimliğini bulabilmesinin mümkün olduğunu sergilemeyi amaçladıklarını söyleyen senarist Toprak, gerçek hikayelerden yola çıkmayı tercih ettiğini anlatıyor: 

“Kadın sorunlarını dile getirirken hikayelerin kurgusal olmasını istemedik, çünkü gerçeğin kendisiyle ilgileniyoruz. Oyuncular samimi, gerçek anlatımlarla kendi hayatlarını bana açtılar. Ben de anlatılanları yeni kurguyla, dramatik yazarlık deneyimiyle tiyatro metnine çevirdim. Oyuncularla izleyenlerin dertleri ortak olduğu için oyun da bir şekilde karşılıklı dertleşmeye dönüşüyor. Yaşadığımız topraklarda ve dünyada bir kadın sorunu varsa, erkeklerle kavga ederek değil, birlikte çözebileceğimize inanıyoruz. Çünkü aslınsa yaşadığımız toplumda eril düzenin kurallarını erkekler belirlese de kadınlar sürdürüyor. Bize dayatılan kuralları anne, kayınvalide olduğumuzda da devam ettiriyoruz. Oyunda güçlü kadınları; kurtulmuş, kendi kimliğini bulabilmiş kadınları göstermek istedik. Sahnedeki beş sanatçı da hem kişisel hayatlarında hem de sanat alanında var olabilmiş kadınlar… Tabii bu var oluş hiçbiri için kolay olmamış; birçok engelle karşılaşmışlar, toplum içinde hala karşılaşmaktalar. Ama onlar canlarının kırıldığı her noktada yeniden doğup doğurmaya, üretmeye  devam ediyor. Kadın sorunu dünyanın her yerinde; kırsal kesimde de kentte de hep aynı. Benzer sorunları yaşadığımız için dertlerimizde de ortağız… Toplum içinde bize dayatılan bütün kimlikleri sorgulayıp reddediyoruz; en yalın, sade, çıplak haliyle kendi kimliğimizi arıyoruz. Biz her kırılan yerden yeniden doğuyoruz ama çoğalmak varken niye kırılalım?”

'Dünyada örneği yok'

Yönetmen Murat Atak da kadın sanatçıların kendi hayatlarından yola çıkılarak gerçekleştirilen bir oyunun dünyada örneğinin olmadığına vurgu yapıyor: 

“İlk kez bir kurgu değil, oyuncuların samimi şekilde kendi hikayelerinden yola çıkılarak gerçekleşen bir oyunda görev almak çok cazip geldi. Dünyada örneğini bilmiyorum. Oyuncuların hepsi 30-35 yıllık arkadaşım. Çok değerli bir ekip. Beş sanatçı da kendi yüreklerini açıp, kendi geçmişiyle yüzleşiyor. Şirin Aktemur Toprak da müthiş bir senaryo yazdı.”

Müzik direktörlüğünü Turgay Erdener’in yaptığı “Can Kırık-ları”nda şarkılar da oyunun önemli unsurları arasında yer alıyor. Şiddet ve intikam duygusuyla dolu dünyada kadınlar acılarını, öfkelerini, isyanlarını dile getirirken de yaşadıkları kötülüklerin etkisini dindirmek için de şarkı söylüyor.  

Oyun 21 Mayıs’ta Ankara’da, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde saat 19.00’da sahnelenecek.

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış