‘Kalkın Fahri Erdinç’e gidelim’

‘Kalkın Fahri Erdinç’e gidelim’

Mustafa Günay’ın yazısı:

Akhisar lisesinde, matematik öğretmenimiz Asuman Hanım, dersini işledikten sonra hemen her hafta belli bir süreyi bizlere Fahri Erdinç öyküleri okumaya ayırırdı. “Bu sizin hemşehriniz, değerli bir aydın ve yazarımızdır. Onu unutmayın” dediğini hatırlıyorum. 

Fahri Erdinç (1 Ocak 1917, Akhisar/Manisa-11 Kasım 1986, Sofya) ömrünün büyük bölümünü Bulgaristan’da geçirmiş bir yazarımızdır. 2017, onun doğumunun 100. yılıdır. Şiir, öykü, roman ve anı türünde birçok kitabı bulunan Erdinç’in mektuplarının bir kısmı da yayımlandı. Erdinç’in edebiyat yolculuğu şiirle başlar. 1945’te yayımlanan ilk kitabı şiirlerinden oluşur: “Şen Olasın Halep Şehri” Birkaç yıl önce, bu kitapta yer alan “Ölümüm” başlıklı şiir, Orhan Veli’nin kayıp şiiri olarak okura sunulmuş, ancak şiirin Fahri Erdinç’e ait olduğu anlaşılmıştır. Bu olay bir ölçüde onun yeniden hatırlanmasına vesile olmuştur. Öykü kitapları ve romanlarından bazıları şunlardır: “Destur Ya Sefalet”, “Alinin Biri”, “Acı Lokma”, “Kardeş Evi”, “Diriler Mezarlığı”, “Kore Nire”. Ayrıca öykülerinden bazı seçkiler de yayımlanmıştır. Eserlerinin çoğu ise Yordam Kitap tarafından basılmaktadır.  

Sabahattin Ali ve Nâzım’ın dostu

Fahri Erdinç, Sabahattin Ali’nin öğrencisi ve dostudur. Ali’nin öldürülmesinden sonra o da iki arkadaşıyla Bulgaristan’a gitmeye karar verir. Ülkesinden uzakta, kendini bir anlamda gurbette hissetmiş olsa da edebi çalışmalarında yurdundan ve yurdunun insanından söz eder. Kendisi uzakta olsa da yüreği ülkesinin insanıyla çarpar, onun sorunlarını ve mücadelesini edebiyat çalışmalarının konusu yapar. Fahri Erdinç, toplumcu gerçekçi edebiyatın önemli temsilcilerinden biridir. Ama çeşitli nedenlerle gölgede kalması, biraz da unutulması söz konusudur. Okundukça görülecektir ki, yazdıkları Sabahattin Ali’den, Orhan Kemal’den aşağı değildir. Çeşitli nedenlerle Fahri Erdinç unutulmuşluğun gölgesinde kalmış olabilir. Ama koşullar ve çeşitli etkenlerin gündemden uzak tuttuğu sanatçılar ve yazarlar hep var olmuştur. Umarız ki 100. doğum yılı vesilesiyle Fahri Erdinç’in eserleri hak ettiği ilgiyi yeniden görmeye başlar.

Fahri Erdinç, Nâzım Hikmet’in de yakın dostlarından biridir. “Kalkın Nâzım’a Gidelim” kitabında söz konusu dostluğu görebiliriz. Özellikle birkaç konuda iki dostun ve edebiyatçının birbirine eleştirel tutum göstermekten kaçınmayışları da etkileyici biçimde anlatılır. Nâzım, Erdinç’i; Erdinç de Nâzım’ı eleştirir, ama eleştiri dostluğu yıkmaz, aksine onların dostluğuna ve yaratıcılıklarına güç katar. Günümüzde en küçük eleştiriye bile tahammülü olmayan yazar ve aydın örneklerini düşünürsek, iki sanatçının eleştiriye de yer veren dostluğu anlamlı bir örnek oluşturur. “Kalkın Nâzım’a Gidelim” kitabı iki yazarın ve şairin dostluğunu olduğu kadar, o yıllardaki Türkiye, Bulgaristan ve Sovyetler Birliği başta olmak üzere dünyanın durumunu ve yaşanan sorunlara ilişkin tanıklıkları da ortaya koyar. Sosyalist ülkelerin karşılaştığı ve çözümünde zorlandığı sorunların sanatçı gözüyle yorumlanışını da okuruz bu kitapta. Elbette hepsinden önemlisi Nâzım’ı, ona en yakın bir şair-yazar dostunun gözünden görebilmemizdir.

Fahri Erdinç’in edebiyatçı kimliğinin ve duruşunun önemli bulduğum birkaç yönüne dikkat çekmek isterim. Fahri Erdinç, öykü, roman ve şiirleriyle kendine özgü bir düşünsel ve edebi çizgisiyle karşımıza çıkar. Çoğu kişide gördüğümüz yüksek sanatçı egosu ve bencilliği, onun kişiliğinde yer almaz. Eleştirel tutum ve anlayışa önem veren Erdinç’in bu yanı da anımsanmalıdır. Bu noktada Erdinç’in öykülerinde yaşadığı çağa tanıklık eden bir gözlemcilik ve bunların edebi bir söylemle öyküleştirilmesi söz konusudur. Hayatının büyük bölümünü sürgünde geçirmekle birlikte, ülkesinin sorunlarına ve insanlarına ilgisini hep sürdürmüş ve eserlerinde işlemiştir. 

Toplu şiirleri yayımlanmalı

Şiirinde de Garip şiirine benzer görünmekle birlikte toplumcu bir şiir damarını kendine özgü bir biçimde sürdürdüğü söylenebilir. İronik bir söylem belirgindir şiirlerinde. Ama ince bir duyarlılık ve duygu boyutu da yer alır. Erdinç’in şiirini bütünüyle değerlendirme olanağından şimdilik yoksunuz. İlk şiir kitabı dışındaki kitabı elimizde yok. Ayrıca kitaplarında yer almamış, zamanın dergilerinde bulunan şiirlerinin bir araya getirilmesi ve varsa yayımlanmamış ürünlerinin de gün ışığına çıkarılması gerekir. Bu noktada vurgulanması gereken bir husus da, Erdinç’in şiirlerinin başka şairlerin adıyla anılmasıdır. İki örnek verilebilir: “Ölümüm” şiiri Orhan Veli’ye, “Taş” şiiri de Necip Fazıl’a atfedilmiştir. Bu nedenle toplu şiirlerinin yayımlanması hem onun şair yönünü görmemize imkân verecek hem de şairin şiirlerinin başka şairlerinmiş gibi sunulmasının yolunu kapatabilecektir.

Fahri Erdinç, “Kalkın Nâzım’a Gidelim” demişti. 2017 yılında biz de “Kalkın Fahri Erdinç’e gidelim”. Onun kitaplarını ziyaret edelim, dizeleri ve cümleleri arasında dolaşalım, mektuplarındaki gurbet kokusunu duyalım, vatan özlemini hissedelim ve aynı zamanda toplumun ve insanlığın geleceğine yönelik umudunu ve özlemini de hissedelim ve paylaşalım. O, “kalkın Nâzım’a gidelim” derken yalnızca çok sevdiği bir dost ziyaretini mi kastetmiştir? Yoksa, kalkın insanlığın özgür, mutlu yaşadığı, haksızlıkların eşitsizliklerin ortadan kaldırıldığı, insanın insanca yaşama olanağı bulabildiği, yeryüzünün insanlığın vatanı olduğu ve dolayısıyla kimsenin sürgün olmadığı ve vatansız kalmadığı bir dünyaya mı gidelim demek istemiştir? Bu ve benzer soruların cevapları, Fahri Erdinç’in eserlerinde bulunabilir diye düşünüyorum.  

2017’de Fahri Erdinç’in bizi çağıran sesine kulak verelim. Eserlerini okuyalım, eleştirelim, değerlendirelim. Memleket özlemini, vatan sevgisini ömrünce içinde taşıyan ve eserlerine taşıyan Erdinç’in ne yazık ki ölümünden sonra ancak külleri gelebilmiştir memleketine, Akhisar’a. Ama kitapları okundukça onun ruhu aramızda dolaşmayı sürdürecektir diye düşünüyorum.
Fahri Erdinç’in yayımlanan kitapları:
Kardeş Evi, Fahri Erdinç, Yordam Kitap, Mayıs 2007.
Alinin Biri, Fahri Erdinç, Yordam Kitap, Ekim 2007.
Destur Ya Sefalet, Fahri Erdinç, Yordam Kitap, Mart 2009.
Acı Lokma, Fahri Erdinç, Yordam Kitap, Aralık 2013.
Kore Nire, Fahri Erdinç, Yordam Kitap, Mayıs 2014.
Kalkın Nâzım’a Gidelim, Fahri Erdinç, 2. Basım, Mart 2017.

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış