Kadınlar yasağa karşı ’yüz replikle’ sahnedeydi: Mücadeleye devam edeceğiz

Kadınlar yasağa karşı ’yüz replikle’ sahnedeydi: Mücadeleye devam edeceğiz

Meclis’te  kadın oyuncuların sahneye çıkmasının engellemesi üzerine, Oyuncular Sendikası’nın çağrısıyla kadın tiyatrocular, Kenter Tiyatrosu’nda “Kadınlar Sahneye” çağrısıyla bir araya geldi. “Yüz kadın yüz replik” balıklı buluşmada bir araya gelen kadınların yanında onlara destek veren erkek sanatçılar da vardı.

Eylem Tilbe Saran’ın açılış konuşmasıyla başladı. Tilbe Saran şunları söyledi: 

“Bugün bir arada olmamız hepimiz için çok kıymetli. Geçtiğimiz hafta Meclis’te yaşanan kadın oyuncu yasağını hiçbirimiz kabul etmiyoruz. Hepimiz yaşanan trajik durumun ayrıntılarına hâkimiz, o yüzden bu konuda daha fazla konuşmaya gerek olmadığını düşünüyoruz. Türkiye halkının iradesini temsil etmesi gereken Meclis’imizde kadına sahne yasağı uygulanmasını toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en cüretkâr örneği olarak görüyoruz. Kadınlar olarak hayatın her alanında vardık, varız, var olacağız. Hiçbir erkek aklı, siyasi bakışı ne olursa olsun bu varlığı yok edemeyecek. Sahnelerdeki cesaretimizi Afife Jale’den Meclis’teki varlığımız yüz yıllık kadın mücadelesinden geliyor ve bunu tekrar hatırlatmak için şu an sahnedeyiz. Varlığımız tüm hafızalara kazınıncaya dek mücadelemize devam edeceğiz. Her zaman sözümüzü söyleyeceğiz, her zaman sahnede olacağız. Bugün yüzlerce yazarın dilinden yüz replik okuyacağız.”

Tilbe Saran konuşmasının ardından Gülriz Sururi, Giorgio Strehler'in Intermezzo adlı metnini okudu:

“Benim mesleğim başkalarına hikâyeler anlatmak. Bu hikâyeleri ille de anlatmalıyım. Anlatmadan yapamam. Birilerinin hikâyelerini diğerlerine anlatırım. Bazen de kendi hikâyelerimi, kendi kendime ya da başkalarına anlatırım. Bu hikâyeleri insanların da bulunduğu ahşap bir sahne üzerinde birtakım eşyaların ve ışıkların ortasında anlatırım. Ahşap bir sahne olmasaydı, yerde, herhangi bir meydanda, bir sokak köşesinde, ya da bir balkondan, bir pencerenin arkasından anlatırdım. Yanımda insanlar olmasaydı, tahta parçalarıyla, kumaş parçalarıyla, kesilmiş kâğıtla, tenekeyle, ya da dünyanın bana sunduğu herhangi bir şeyle anlatırdım. Şayet hiçbir şey olmasaydı, yüksek sesle konuşarak anlatırdım. Sesim olmasaydı, ellerimle, parmaklarımla konuşurdum. Ellerim, parmaklarım olmasaydı, vücudumun geri kalan bölümleriyle anlatırdım. Sessiz anlatırdım, kıpırdamadan anlatırdım, bir ramp ışığının önündeki ekrana bağlı ipleri çekerek anlatırdım. Ne yapar ne eder anlatırdım, çünkü benim için önemli olan bir şeyleri birilerine anlatmak, beni dinleyenlere. Bundan ötesinin hiçbir anlam ifade etmediğini anlamıyor musunuz? Anlamıyor musunuz ki içinizdeki şeyleri başkalarına anlatmak için seçilen yol sadece bir araç, sadece bir nesne, bir bahane. Bir de gelip bana tiyatrodan, sinemadan, daha birçok şeyden söz ediyorsunuz! Bir meydanın ortasında yerden yirmi metre yüksekte bir ipin üzerinde sandalyeye oturmuş bir adam bile orada, yukarıda, iskemlesiyle tek başına neler yapabileceğini anlatabilir. Var olduğunu, dengesini koruduğunu, düşebileceğini ama düşmediğini, korktuğunu ama korkusunu göstermediğini ve daha neler, neler anlatabilir. Bütün bunları anlamıyor musunuz? O zaman siz zaten hiçbir zaman, hiçbir şey anlamadınız. Ama, artık benim için önemli olan anlaşılmak değil. Beni dinleyin yeter.”

Konuşmanın ardından tiyatro oyuncuları, sivil toplum örgütü temsilcileri, sendikacılar ve aktivistlerden oluşan 100 kadın, “Yüz kadın yüz replik” adlı eylemi sahneledi. Eylem “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” repliğinin hep bir ağızdan söylenmesiyle son buldu.

bianet’ten Tansu Pişkin’in aktardığına göre, ardı ardına okunan 100 replik şöyleydi:

* "Çığrından çıkmış bir zaman bu" W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* "Nedir bu sıkı düzen, bu kuşkulu durum memlekette " W. Shakespeare, Hamlet-Marcellus

* "Geceler gecesi nöbet tutturmak millete" W. Shakespeare, Hamlet–Marcellus

* "İçinizde bilen varsa söylesin? "W. Shakespeare, Hamlet–Marcellus

* "Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* “Büyük değişimlerden önce hep böyle olur" W.Shakespeare, III Richard- Üçüncü Yurttaş

* İlahi bir içgüdüyle tehlikeyi sezer insanlar" W.Shakespeare, III Richard- Üçüncü Yurttaş

* "Tıpkı denizin yüksekliğini görünce, yaklaşan fırtınayı anladıkları gibi" W. Shakespeare, III. Richard- Üçüncü Yurttaş

* Her şey olacağına varır bu soysuz dünyada." W. Shakespeare, III. Richard-Yazıcı

* "Ben böyleyim ya çabuk unuturum ya da hiç unutmam" Samuel Beckett, Godot'yu Beklerken-Estragon

* "Burada vaktimizi ziyan etmeyelim" Samuel Beckett, Godot'yu Beklerken-Vladimir

* "Ama burada, zamanın bu noktasında insanlık biziz" Samuel Beckett "Godot'yu Beklerken"-Vladimir

* "Hoşumuza gitsin gitmesin. Bunun değerini bilelim çok geç olmadan" Samuel Beckett, Godot'yu Beklerken-Vladimir

* "Burada ne yapmaktayız, işte bütün mesele bu” Samuel Beckett, Godot'yu Beklerken-Vladimir

* "Ne mutlu bize ki yanıtı biliyoruz" Samuel Beckett, Godot'yu Beklerken-Vladimir

* "Evet, bu muazzam karışıklığın içinde açık seçik olan bir şey var; ‘Godot’u bekliyoruz." Samuel Beckett, Godot'yu Beklerken-Vladimir

* "Ne mutlu size, ancak izninizle ben sizlerle aynı fikirde değilim" Dario Fo Franca Rame, Kadın Oyunları II

* "Çünkü birkaç gün önce, o her şeyi öngörmüşlerden birinin, ünlü bir keskin entelektüelin tartışmasına tanık oldum” Dario Fo Franca Rame, Kadın Oyunları II

* "Kurtulmak, ah o yerin dibine gömülü mezar şehirlerden, kurtulmak, ah o korkuyla mühürlü insan yüzlerinden" Albett Camus, Sıkıyönetim-Koro

* "Çabuk! Çabuk! Kurtaracak yok mu beni insandan, insanın zulmünden" Albert Camus, Sıkıyönetim-Koro

* “Galiba aklımı yitiriyorum" W. Shakespeare, Kral Lear-Kral Lear

* Bir dirhemcik bile aklı olanlar, yağmur yağsa da, rüzgar esse de uydurmalı mutluluğu kaderine.” W. Shakespeare, Kral Lear- Soytarı

* "Her gün yağar çünkü yağmurlar" W. Shakespeare, Kral Lear- Soytarı

* "Ufak tefek şeylere gülümseyip geçebiliriz" August Strinberg, Düş Oyunu-Kız

* "Evet biz, bir biz yapabiliriz bunu!" August Strinberg, Düş Oyunu-Avukat

* "En kara gecenin de sabahı olur" W. Shakespeare, Macbeth- Macbeth

* "Ama ben durdurabilirim zamanı, kendi akışı içinde” August Sonatı-Mumya

* “Geçmişi siler yapılanları bozabilirim yeniden” August Strinberg, Hayaletler Sonatı- Mumya

* "Ama rüşvetle, tehditle değil. Yalnız acılar çekerek, pişmanlık duyarak” Strinberg, Hayaletler Sonatı-Mumya

* "Ah yapmak da bilmek kadar kolay olsaydı, mahalle kiliseleri koskoca mabetlere döner, yoksulların kulübeleri Prens Saraylarına benzerdi." W. Shakespeare, Venedik Taciri-Portia

* "Kendimi bilmemek daha iyi ne yaptığımı bitmektense.” W. Shakespeare, Macbeth-Macbeth

* "Her zaman her şeyi düşünmek gerekir" E. Lonesco, Kel Şarkıcı-Bay Smith

* "Toplumsal gelişmenin şekerle çok daha iyi gittiği kanıtlanabilir" E. Lonesco, Kel Şarkıcı-Bay Martin

* "Evet ama para her şeyi satın alabilir" E. Lonesco, Kel Şarkıcı-Bayan Smith

* "Hay şeytan hep para, hep para! Söyleyecek başka şeyleri yokmuş gibi: Para, para, para.” Moliere, Cimri-Harpagon

* “Ağızlarından sadece bu kelime çıkıyor: ‘Para’ Hep paradan söz ediliyor. İşte öne sürdükleri laf, para." Moliere, Cimri-Harpagon

* "Bıkkınlık veren bolluk ak saçlara erken kavuşur, fakat orta bir gelir daha uzun ömürlü" W. Shakespeare, Venedik Taciri-Nerissa

* Peki Efendim.” E. Lonesco, Ders-Öğrenci

* “Sesleri küçükhanım, havadayken kanatlarından yakalamak gerekir, sağırların kulaklarına düşmesinler diye." E. Lonesco, Ders-Öğretmen

* “Bu nedenle bir şey söyleyeceğiniz zaman boynunuzu ve çenenizi kaldırabileceğiniz kadar kaldırmalı, ayak parmaklarınızın üstünde iyice yükselmelisiniz” E. Lonesco, Ders-Öğretmen

* “O halde şöyle söyleyeyim; insan hayatına fetih ülküsünden daha fazla kıymet veriyorum” "A. Camus, Caligula-Caligula

* “Tabii, hiç birine kendi hayatımdan daha fazla kıymet vermiyorum" A. Camus, Caligula-Caligula

* “Kolay öldürüyorum, çünkü ölmekte bir sakınca, bir sıkıntı görmüyorum.” A. Camus, Caligula-Caligula

* "O yüzden kaderi olmayı seçtim ben insanların." A. Camus, Caligula-Caligula

* "Şu fanilerin asıl hatası ne biliyor musun, tiyatroya yürekten inanmıyorlar." A. Camus, Caligula-Caligula

* "İnansalar görecekler her insanın hakkı olduğunu, şu ilahi komedyada rol almanın . Görecekler kafi geleceğini yüreği taşa çevirmenin." A. Camus, Caligula-Caligula

* "Söyledim sana, tehlikeli bir adamsın benim nazarımda ve ben güvenli bir yaşam sürmek istiyorum, buna ihtiyaç duyuyorum." A. Camus, Caligula-Caligula

* "En olmayacak şeyin bir anda gerçeğe dönüşme ihtimalinin olduğu bir dünyada yaşayamaz insan, senin dünyanda yaşayamaz.” A. Camus, Caligula-Caligula

* "Yüreklerine bıçak saplanıyor her geçen vakit senin dünyanda bu insanların, ben de yapamam, ben de istemiyorum böyle bir dünyada yaşamak." A. Camus, Caligula-Caligula

* “Toprağa sağlam basmak istiyorum." A. Camus, Caligula-Caligula

* "Kök giderse dallar büyür mü?" W.Shakespeare, III. Richard-Elizabeth

* "Özü çekilen yapraklar kuruyup dökülmez mi?” W.Shakespeare, III. Richard-Elizabeth

* "Yaşlı bir karga gibi söylenmekten başka yaptığım bir şey yok." A. Çehov, Vanya Dayı-Voynitski

* "Annem olacak yaşlı ihtiyar saksağan da hala kadınların özgürlüğünü sayıklıyor." A. Çehov, Vanya Dayı-Voynitski

* “Sonunun yakın olduğuna bakmıyor da hala o çok bilmiş kitaplarında yeni hayatın ışığını bulmaya çalışıyor.” A. Çehov, Vanya Dayı-Voynitski

* “Seni hayal kırıklığına uğrattığım için özür dilerim." Edward Albee, Kim Korkar Virginia Wolf'tan-Nick

* “İnsanlar şeylerle başa çıkamadıkları zaman, bugünle başa çıkamadıkları zaman, iki şeyden birini yaparlar." Edward Albee, Kim Korkar Virginia Wolf'tan-George

* “Ya, benim yaptığım gibi, geçmişi düşünüp dururlar, ya da geleceği değiştirmeye karar verirler." Edward Albee, Kim Korkar Virginia Wolf'tan-George

* "Hepiniz sünepesiniz, ben Toprak Ana'yım siz hepiniz sünepesiniz." Edward Albee, Kim Korkar Virginia Wolf'tan-Martha

* "Yeter! Delirdiniz mi? Kim olduğumuzu unuttunuz mu?" A. Camus, Adiller-Anenkov

* "Bizler kardeşiz, bu ülkenin bağımsızlığı için el ele, yürek yüreğe, zorbalığın kökünü bu topraklardan kazımaya ant içmiş kardeşleriz!" A. Camus, Adiller-Anenkov

* “Bu zindan seslerine paydos artık" Lorca, Bernarda Alba'nın Evi-Adela

* "Zorbanın bastonuna böyle yaparım ben." Lorca, Bernarda Alba'nın Evi-Adela

* “Uçtun yine ama güzel uçtun. Kızma hemen, ben de katılıyorum bu söylediklerine ama..." Memet Baydur, Elma Hırsızları-Kadın

* "Düşünce ve duygulanmalardan mürekkep tüm belleğim! Neden?" Memet Baydur, Yalnızlığın Oyuncakları-Arif

* “Keşke görünmez olsam da, odalardan geçerken kimse bana nereye gidiyorsun diye sormasa." Lorca, Bernarda Alba'nın Evi-Adela

* “Görünmez olmak. Yani hem hayatta kalacaksın hem de kimse görmeyecek seni." Memet Baydur, Yalnızlığın Oyuncakları-Arif

* “Büyük bir orkestranın ikinci kornisti gibisin." Memet Baydur, Yalnızlığın Oyuncakları-Arif

* “Sen bir orkestranın ortasında devrilirken, tarih orkestra şefini suçlayacak." Memet Baydur, Yalnızlığın Oyuncakları-Arif

* "Çok şey yitirilmişti. Üstelik biz de alışmıştık görünmeye.” Memet Baydur, Yalnızlığın Oyuncakları-Arif

* “Alışkanlık kötü bir şey. Korku gibi bir şey.” Memet Baydur, Yalnızlığın Oyuncakları-Arif

* "Görünmez olduğumuzla kaldık.” Memet Baydur, Yalnızlığın Oyuncakları-Arif

* "Size acıyorum.” Haldun Taner, Ayışığında Şamat-Suzan

* “Ben asıl kendime acıyorum.” Haldun Taner, Ayışığında Şamata-Suzan

* "Asıl ben sizin miskin huzur özleminize, durgun yaşam özleminize şaşırıyorum.” Haldun Taner, Ayışığında Şamata-Erol

* “Dinleyin, dinleyin bakın. Nedir bu?” Ingeborg Bachmann, Bir Düş Alışverişi-Laurenz

 “’İstifa’ diye bağırıyorlar galiba.” Haldun Taner, Ayışığında Şamata-Hidayet

* “I really don't understand." Haldun Taner, Ayışığında Şamata-Hidayet

* "Havada uçuşan tozlar olabilir, inleyen kirişler olabilir ya da amiyane söylemek gerekirse kentin gürültüsüyle sarsılan döşemeler olabilir.” Ingeborg Bachmann, Bir Düş Alışverişi-Satıcı

* "Balonlar, mavi ve kırmızı balonlar." Ingeborg Bachmann, Bir Düş Alışverişi-Yaşlı Kadın

* "Bugün ve yarın arasındadır gece ve düşler." Ingeborg Bachmann, Bir Düş Alışverişi-Latemacı

* "Üzülmeyin onun için." Ingeborg Bachmann, Bir Düş Alışverişi-Latemacı

* “Üzülmeyin onun için." Ingeborg Bachmann " Ingeborg Bachmann, Bir Düş Alışverişi-Latemacı

* "Bugünle yarın arasındadır gece ve düşler." Ingeborg Bachmann, Bir Düş Alışverişi-Latemacı

* "Ne düşler görebilir insan düşünmeli bunu." W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* "Oh, Dur! Gerisini getirme sakın." W. Shakespeare, Hamlet-2. Oyuncu (Kraliçe)

* "Konuyu dinlediniz mi, içinde muzurluk yok değil mi?” W. Shakespeare, Hamlet-Kral

* "Oyunu burada kesin." W. Shakespeare, Hamlet-Polonıus

* “Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* “Düşüncemizin katlanması mı güzel, zalim kaderin yumruklarına, oklarına” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* "Yoksa diretip bela denizlerine karşı ‘Dur, yeter’ demesi mi?” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* "Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?" W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* "Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, sevgisinin kepaze edilmesine” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* "Kanunların bu kadar yavaş, yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* "Kötülere kul olmasına iyi insanın, bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken.” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* “Kim ister bütün bunlara katlanmak" W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* “Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek" W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* “Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi.” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* “Düşüncesinin soluk ışığı bulandırıyor yürekten gelenin doğal rengini” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

* “Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar, yollarını değiştirip bu yüzden bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyor.” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

 

Herkes: Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.” W. Shakespeare, Hamlet-Hamlet

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış