İstanbul’da ‘Altın Portakal’, Antalya’da tartışmalar ve nasıl bir festival istiyoruz?

İstanbul’da ‘Altın Portakal’, Antalya’da tartışmalar ve nasıl bir festival istiyoruz?

54. Antalya Uluslararası Film Festivali, Altın Portakal’sız ve Ulusal Yarışma’sız başladı; 54. Ulusal Yarışma ise ilk kez İstanbul’a taşındı. Antalya’daki festivalin cumartesi günü yapılan açılışında, televizyonların aktardığına göre “renkli görüntüler” vardı. Beyoğlu Sineması’nda geçen cuma günü yapılan 54. Ulusal Yarışma’nın açılışında da, projenin gerçeğe dönüşmüş olmasının haklı neşesi yaşanıyordu.

54. Ulusal Yarışma’nın fikir babası yönetmen Kaan Müjdeci “çok neşeliyim” diyordu o gece: 

“Festivali festival yapan insanlar burada ve onlar bu festivali nerede yapmak isterse orada yapar. Ama festivalin doğduğu yer Antalya’dır. Eğer Antalya yeniden Ulusal Yarışma’yı isterse, bu mutlu insanlar tekrar Antalya’ya dönecektir.”

Jüri üyesi Sevin Okyay aynı görüşteydi, “keşke İstanbul’a taşınması gerekmeseydi” dedi, ama sonuçtan hoşnuttu: “Burada yapılan kimseyi karşısına almayan, düşmanlık etmeyen çok şık bir protesto.”

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, kültürel etkinliklerde en sık rastladığımız milletvekili. Ulusal Yarışma’da karşılaştığımızda, “Ne olursa olsun, AK Parti-Erdoğan iktidarının dışında bir Türkiye tüm yaratıcılığıyla var ve devam edecek” dedi ve ekledi: “Göreceksiniz bu hafta bütün Türkiye Antalya’yı değil, İstanbul’u konuşacak.”

Her iki yakada…

Ne var ki daha etkinliklerin ilk gününde, yoğun bir biçimde Antalya’yı konuşmaya başladık. Olumsuz anlamda. İlkin, 15 Temmuz’u anlatan ve festival kapsamında ücretsiz gösterilen “Kurtlar Vadisi Vatan”ın boş salona oynadığını gösteren fotoğraflar yansıdı. Filmin başrol oyuncusu Necati Şaşmaz, duruma kızıp sinema salonunu terk etmişti. Kimileri durumu “zaten o festival filmi değil ki” diye eleştirdi.

Ardından festivalde gösterimi yapılan ilk yarışma filminin yarıda kaldığını öğrendik. Aktarılana göre, Ai Weiwei’in yönetmenliğini yaptığı “İnsan Seli” filminin Güneydoğu’da çekilen sahnesinde, altyazıda “gerilla” kelimesinin geçmesine izleyiciler tepki göstermiş, tepki üzerine bir süre altyazısız devam eden film, sonrasında “teknik bir hata” nedeniyle yarıda kesilmişti. Filmin görüntü yönetmenlerinden Murat Bay, meselenin “gerilla” sözüyle ilgili olmadığını söyledi, hedef gösteriyorlar dedi. Senkronizasyon sorunu vardı. Ancak Ai Weiwei’nin Instagram hesabında paylaştığı videoda salonu alkışlarla terk eden izleyicilerden birinin “Şiddetle kınıyorum. Böyle bir filmi Antalya Film Festivali’nde yayımlayamazsınız” diye bağırdığı duyuluyordu. 

Bu sırada, Ulusal Yarışma’da bugüne dek 4 film gösterildi: Halit Refiğ’in “Gurbet Kuşları” ile yarışma kapsamındaki “Daha”, “Put Şeylere” ve “Kar”. Emre Erdoğdu’nun ilk uzun metraj filmi “Kar”, aslında Antalya Film Fonu’nun desteğiyle çekilmişti ve ilkgösterimini Antalya’da yapması planlanmıştı. Erdoğdu, Ulusal Yarışma’nın iptaliyle bu imkânı yitirdiklerinin söylerken, filmin başlangıcında görülen Antalya Film Festivali logosu salonda gülüşmelere neden oldu. 

Bağımsızlık meselesi

Sinema tekellerini eleştiren “Kapalı Gişe” filminin yönetmeni Kaan Müjdeci’yle, açılış günü yaptığımız görüşmede, kültür alanında bağımsızlığın ve alternatif üretebilmenin gittikçe daha da zorunlu hale geldiğinden söz etmiştik:

“Aslında sanat alanında durum hep böyleydi” dedi Müjdeci: “Sanatçılar kendi alanlarında kendi bağımsızlıklarını kazanabilirler ve ürettikleri eserlerin orijinalliği boyutunda bunun karşılığını alırlar. Ne güzel ki bunu yapan insanların sayısı artıyor.”

Ulusal Yarışma’nın yapıldığı Beyoğlu Sineması’nda girişe küçük kâğıtlar bırakılmıştı. O kâğıtlarda şu soruya yanıt verilmesi isteniyor: “Nasıl bir festival istiyoruz?” Her iki şehirdeki festivaller 27 Ekim’de sona erecek. O güne dek hem İstanbul’da hem Antalya’da neler yaşanacağını birlikte göreceğiz ve sonrasında bu soruya yanıt bulmamız gerekecek.

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış