İstanbul DT Müdürü Zafer Kayaokay: Programı görmeden fırtına koparmayın

İstanbul DT Müdürü Zafer Kayaokay: Programı görmeden fırtına koparmayın

İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürvekili Zafer Kayaokay, Devlet Tiyatroları’nda (DT) artık sadece yerli oyunlara yer verileceği yönündeki iddialarla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

Kayaokay, yerli oyunlara öncelik ve ağırlık verilmesindeki amacın, Türkiye tiyatrosunun değerini vurgulamak olduğunu belirterek açıklamasında “Bu kurum bundan tam 6 yıl önce 60 yerli oyun ile sezonu açmadı mı? Bu kurum Oflazoğullarını, Bilginerleri, Merterleri,  Özakmanları, Dilmenleri ve onlar gibi onlarcasını yetiştirmedi mi? Şimdi ne oldu da yaşadığımız bu günler içinde DT yerli oyunlarla sezona başlayınca yarım bardak suda fırtına kopartıyorsunuz?” diye sordu. 

Kayaokay, örneğin Turgut Özakman gibi, kimi yerli yazarlara sansür uygulandığı, eserlerinin repertuvar dışı bırakıldığı yönündeki eleştirileri hatırlatmamız üzerine ise “Biraz bekleyin bakalım. Merhum Özakman hocanın oyunları nerelerde oynayacak... Bırakında repertuvar açıklansın” yanıtını verdi.

Yabancı oyunların yasaklandığı haberleri üzerine Kültür Servisi’ne açıklama yapan DT İletişim Koordinatörü Murat Demirbaş da sezonun yerli oyunlarla açılacağını, ancak devamında yabancı eserlerin de sahneleneceğini aktarmıştı.

Zafer Kayaokay’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamanın tam (ve dokunulmamış) hali şu şekilde:

Offff sıkıldım! Yazmayım yazmayım diyorum ama toplum çıldırıncada birkaç şey söylemek kaçınılmaz bir hale geliyor. Saatlerdir onlarca telefon yüzlerce mesaj aldım. TÜRK TİYATROSU ARTIK YABANCI OYUN OYNAMAYACAKMIŞ...

Yıllardır yazdığım her yazıda bir mes'elenin altını çiziyorum. TÜRK TİYATROSUNA, TÜRK DİLİNE, TÜRK ÖRF VE ADETLERİNE, TÜRK OYUN YAZARLARINA, TÜRK EDEBİYATINA sahip çıkamadığınızda, TÜRK SANATINA katkı koyamadığınızda en azından sanatta yok olmaya mahkumsunuzdur.Batı hayranlığını önemseyen kafalar bu ülke sanatınıda ne yazık ki bir yere götüremeyecekler!

Emperyalizmi sadece ekonomi üzerine kuranlar ne yazık ki gerçeği bir şekliyle hep kaçırdılar. Oysa yıllardır ülkemizin üzerinde oynanan en büyük oyunlardan biri de Kültür Emperyalizmiydi.

Şimdi; sorarım sizlere İstiklal Caddesi'nde kaç tane Türkçe tabela görüyorsunuz? Ne yaptıkları belirsiz, hiçbir hedefi olmayan, Gündelik Dil adı altında oynanan kaç oyuna Dil konusunda ödül verebiliyorsunuz? 

Sorarım sizlere; hey adamım, hey dostum gibi gündelik dilimize girmiş dublaj Türkçesini çok mu beğeniyorsunuz? Yine soruyorum sizlere kaçınız Türk Dil Kurumu'nun son yıllarda çıkan sözlüklerini incelediniz? Kaçınız artık dilimize ve kulaklarımıza pelesenk olan kelimeleri gençlerin ve çocukların ağızlarında duyduğunuz zaman düzeltiyorsunuz? Sorarım sizlere kaçımız Vatan yahut Silistre'yi bilir? Kaçımızın Nazım Hikmet'ten, Murathan Mungan'dan, Kenan Işık'tan, Namık Kemal'den, Ahmet Fehim'den, Mehmet Akif Ersoy'dan, Ahmet Hamdi Tanpınar'dan ve bunlar gibi yüzlercesinden haberimiz var? Sorarım size yıllardır yeni, genç Türk Tiyatrosu Yazarı yetiştirmeye çabalamak sizin için suç mudur? Unutturulmuş, size göre eskimiş,Türk Tiyatrosunun temel taşlarını genç nesle hatırlatmak suç mudur? Onlara bu şahsiyetleri anlatmak suç mudur? 66 yıllık geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Tiyatroları 66 yıldır Türk Edebiyatına, Türk İnsanına, Türk Diline hizmet etmeyi ana ilkesi olarak belirlemiştir. Bu kurum bundan tam 6 yıl önce 60 yerli oyun ile sezonu açmadı mı? Bu kurum Oflazoğullarını, Bilginerleri, Merterleri, Özakmanları,Dilmenleri ve onlar gibi onlarcasını yetiştirmedimi? Şimdi ne oldu da ,yaşadığımız bu günler içinde ,DT yerli oyunlarla sezona başlayınca hangi bulduğunuz yarım bardak suda fırtına kopartıyorsunuz? Şimdi söylüyorum sizlere içinizden birileri sevgili Metin Belgin'e sorsun, sevgili Şakir Gürzumar'a sorsun, sevgili Kudret Yurdakul'a sorsun, sevgili Levent Öktem'e sorsun. Sorun bakalım 2016-2017 Sezonu içinde bu değerli şahsiyetler İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda hangi oyunları çalışacaklarmış? 

Yapmayın sanat dostları, saygıdeğer sanatçılar, bilgisi olmadan fikir sahibi olanlar ve entel postu giymişler. Yapılanları, plan ve projeleri bilmeden boyundan büyük laf edenler. Bırakın da keyifli, enerjik bir sezona girelim. Bırakın da Türk İnsanı ;kuruluş yasası 5441'de yazdığı gibi yerli ve yabancı Dünya Edebiyatını ülkemizde tanıtarak ,Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi Muhassır Medeniyetler Seviyesi'ne çıksın. Bırakın da geçen yıl bıraktığımız yerden Türk Tiyatro Seyircisini salonlarda buluşturup şu yaşadığımız kara günlerin içinde birbirlerine tebessüm ettirmeye çalışalım. 

Sevgilerimle...

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış