Advertisement

İsrail Unesco’nun Filistin yanlısı Mescid-i Aksa kararına karşı öfkeli

İsrail Unesco’nun Filistin yanlısı Mescid-i Aksa kararına karşı öfkeli

İsrail’in Filistin’i işgal etmesinin üstünden geçen 70 senede, şayet iki halk arasındaki çatışmayı büyüten bir simge varsa, o da Kudüs’teki Tapınak Tepesi’dir. Bu durum, 12 Ekim’de Unesco’nun 24 onaylayan delege, altı karşı delege ve 26 karasız delege oyuyla, Tapınak Tepesi hakkında Filistin yanlısı bir önerge sunması sonucu bir kez daha gündemde. Karar dün, Dünya Mirası Komitesi’nin düzenlediği ve Türkiye’nin başkanlık yaptığı oturumda gerçekleşen gizli oylama sonucunda, 10 devletin onayı, iki karşı oy ve sekiz çekimser oyla, bir kez daha onaylandı. Dünya Miras Komitesi'nde kabul edilen önergede, "İsrailli işgalci yetkililerin ve iskân edilen yerlere yerleştirilen grupların, Doğu Kudüs'teki eski şehirde, Mescid-i Aksa'nın bulunduğu bölgedeki yasa dışı arkeolojik çalışmalarından derin endişe duyuyoruz" ifadesine yer verildi.

Kararda İsrail’den “işgalci” güç olarak bahsedildi ve bölgenin, “Bet el Har” ve “Tapınak Tepesi” gibi Yahudi ya da Hristiyan dini mensupları tarafından verilen isimleri yerine sadece Müslümanların kullandığı “Harem el Şerif” (Mescid-i Aksa) ismi kullanıldı. Karar, İsrail birliklerinin bugüne kadar gerçekleştirdiği işgalin, Müslümanların dua etmesine yönelik sınırlandırmaların ve iddialara göre Müslüman tarihine zarar veren kazıların ve bölge çevresinde gerçekleştirdiği inşaatların durdurulmasını istedi. İsrail güvenlik güçlerinin 30 Ekim 2014 tarihinde bir tarihi kapı ve pencerelere verdiği maddi zararın üzüntüyle karşılandığı kaydedilen önergede, son durumu incelemek için Unesco teknik heyetinin Doğu Kudüs'e yapacağı ziyaret konusunda İsrail'in bütün gerekli kolaylığı göstermesi beklentisi aktarıldı.

Bununla birlikte, önergede Tapınak Tepesi’nin ya da Ağlama Duvarı’nın Yahudiler için kutsal öneme sahip olduğu reddedilmedi. Aksine, önergenin başında “Kudüs’ün Eski Şehir’inin ve çevresindeki duvarların üç tektanrılı din için de önemi” belirtildi.

Ancak karar, İsrailliler tarafından bu şekilde yorumlanmadı ve şimdi tartışma, İsrail’in bölgeye verdiği zarardan çok, Unesco’nun bölgenin Yahudi tarihiyle ilişkisini reddetmesi üzerinden yapılıyor. İsrail Başbakanı Benjamin Natenyahu’nun sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım, büyük yankı uyandırdı: “Sırada ne var? Balla kaymağın bağlantısını reddeden bir Unesco kararı mı? Batman ve Robin? Rock ve roll?” Ardından İtalyan Başbakanı Matteo Renzi, 21 Ekim’de kararı reddedebileceklerine yönelik bir paylaşım yaptı: “Kudüs ve Yahudilik bağlantılı değildir; bu, güneşin karanlık yarattığını söylemek kadar yanlış bir ifade.” ABD Dışişleri Bakanı ve Demokratik Parti Başkanlık Adayı Hillary Clinton da kararın “hayal kırıklığı yaratıcı ve yanlış” olduğunu söyledi ve Unesco’nun “Yahudi insanların Kudüs ve kutsal bölgeleriyle arasındaki derin ve tarihi bağı tanımadan ve saygı göstermeden sunulmuş bir önerge” olduğunu belirtti.

Önergenin oylamayla kabul edilmesinin ardından, Bejamin Natenyahu’nun ofisi yazılı bir açıklama yaparak Unesco İsrail temsilcisi Carmel Shama-Hacohen’in geri çağrıldığını söyledi: "Unesco'da devam eden saçma tiyatronun ardından, Unesco büyükelçimiz Carmel Shama-Ha Cohen'in istişare için İsrail'e çağrılması yönünde karar alındı". Unesco'ya ilişkin sonraki adımların ne olacağına karar verileceği belirtildi.

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış