İran şahının ‘bıyıklı’ haremi ya da kopyala-yapıştır yalan

İran şahının ‘bıyıklı’ haremi ya da kopyala-yapıştır yalan

Uzun süredir pek çok internet haber sitesinde ve onlar aracılığıyla sosyal medyada İran Şahı Nâsıruddîn’in “sakallı - bıyıklı kadınlardan oluşan hareminin fotoğrafları” yayımlanıyor. Birkaç yıldır servis edilen bu “haberler”, çok ilgi görüyor olmalı ki, bugün CNN Türk fotoğrafları yeniden dolaşıma soktu. Burada aktarılana göre, İran şahı “sakallı - bıyıklı kadınlardan” hoşlanıyordu; haber kuruluşu şahın gözdesi olduğu söylenen Anis El Doleh’in fotoğrafını “Anis El Doleh evlenemeden ya da henüz bıyık ve sakalları çıkmadan önceki hali” diye sundu.

CNN Türk’ün bu atağıyla birlikte pek çok site de ardı ardına fotoğrafları ve “haber metnini” kopyala-yapıştırla yeniden yayımlamaya başladı. Hatta bir internet sitesi “sakallı - bıyıklı kadınların” fotoğraflarını, bugün, kendince ironik olduğunu zannettiği “İran Şahı Nasıreddin Kaçar’ın liderleri kıskandıracak güzellikteki haremi” başlığıyla verdi.

Velev ki bıyıklı

Meselenin özüne gelmeden önce şunu söylemek gerek: Velev ki İran haremindeki kadınlar tüylerini almıyordu. Velev ki kadınlar böyle görünmeyi tercih ediyor ya da şah onları böyle seviyordu. Velev ki onlar kadındı, erkekti ya da transtı ve şahın böyle bir haremi vardı. Size ne. Bize ne. Bu “haberler” tüyleriyle övünen erkek egemen toplumun, tüyleriyle barışık kadınları aşağılayıcı bakışının yansıması değil mi? En hafif eleştiriyle, ayıp değil mi?

İran’da tiyatro

1848-1896 yılları arasında İran’a hükmeden Şah Nâsıruddîn, kaynaklardan öğrendiğimize göre, reformist bir liderdi. Sanata düşkündü. Batıdaki sanat hareketlerini izliyor, yurtdışına eğitim alması için öğrenciler gönderiyordu. Özellikle fotoğrafa, tiyatroya, baleye ilgi duyuyordu. Onun döneminde Tahran’da Dârulfunûn açıldı*. Burası Batılı eserlerin tercümesinde akademik açıdan en önemli makam oldu. Burada birçok eserin çevirisi yapılarak İran tiyatrosuna uyarlandı. İlk adapte edilen oyunlar arasında Moliére’nin komedileri yer almaktaydı ve hatta “Mekteb-i Moliére” oluşturuldu.

Nâsıruddîn Şah, resmi ziyaretler ve bilimsel alandaki görüşmeler sebebiyle Batı’ya ve Rusya’ya birçok ziyaretler yaptı. Avrupa şehirlerinde kendi “Sefernâme”lerinde de belirttiği gibi halkın tiyatro ve benzer sanatlara olan ilgisini görmüş ve oralardaki tiyatro sanatını, mimari tarzıyla birlikte ülkesine getirmiş, halkı bale, opera, tiyatro salonu gibi pek çok kavramla tanıştırmıştı.

Bu sayede, İran’da tiyatro alanındaki gelişmeler ivme kazanmış ve şah, Batı’dan resmi ziyaret için gelen konuklara kendi ülkesinin tiyatro eserlerini seyrettirmeye ve hatta bu alanda Batılı ülkelerle rekabet edebileceklerini göstermeye başlamıştı*.

Ne var ki İran’da kadınların tiyatro yapması yasaktı. Modern tiyatronun temelleri şah döneminde atılsa da kadınların sahnede rol üstlenmeye başlaması 1916 yılından sonra mümkün olabildi.***

İran’da fotoğrafçılık

Dârulfunûn, sadece tiyatroya adanan bir yer değildi. Yine kaynaklardan öğreniyoruz ki**, Nâsıruddîn Şah Avrupa gezileri sırasında yeni fotoğraf tekniklerini görmesinin ardından kısa sürede İran’a getirilmesi konusunda sarayın desteğini sağladı. Saray akkashanesinin yanı sıra Dârulfunûn’da fotoğrafçılık bölümü kuruldu. Yine Nâsıruddîn Şah’ın isteğiyle, Dârulfunûn’daki kimya bölümü bünyesinde fotoğrafçılıkla ilgili bir birim oluşturuldu.

Şahın kendisi de fotoğraf çekiyordu. Kaynaklara göre, çektiği ilk fotoğraflar, “ıslak kolodyum yöntemiyleydi”. “Şahın, bu teknikle hareminde bulunan kadınların fotoğraflarını çektiği yine bu fotoğrafların altında yer alan imzasından anlaşılmaktadır. Olasılıkla bu imzayla hareme başka bir erkeğin girmesinin mümkün olmadığının vurgulanması amaçlanmıştır.”**

Harem kadınları değil, tiyatro oyuncusu

Bu bilgilerden sonra tekrar “sakallı bıyıklı harem kadınları” meselesine dönelim ve lafı dolandırmadan gerçeği söyleyelim. Fotoğraflarda görülen kişiler İran şahının haremini yansıtmıyor. Bu fotoğraflardaki kişiler o dönemin tiyatro oyuncularıydı. Kadınların sahneye çıkması yasak olduğu için, erkekler kadın kılığına giriyor ve sık sık temsil veren oyunlarda kadın rollerini onlar canlandırıyordu. Tiyatronun ve fotoğrafın merkezi Dârulfunûn olduğuna göre, servis edilen fotoğraflar da büyük ihtimalle Dârulfunûn’da çekilmişti. (Zaten öncesinde de belirttiğimiz gibi başka erkeklerin hareme girmesi yasaktı, bu durumda sunulan haberde belirtildiği gibi “harem fotoğraflarını” o dönenim fotoğrafçılarından Antoin Sevruguin’in çekmesi mümkün olamaz.)

Bu gerçeklikle ilgili birçok kaynak mevcut. En kayda değeri ise Sovyet döneminde, Rusya’da yayımlanan “Tiyatro Ansiklopedisi”****. Burada fotoğrafların tiyatro oyuncularına ait olduğu belirtiliyor. Asıl kaynak ise Tahran’da bulunan Gülistan Sarayı Müzesi’ndeki Albümhane Bölümü olmalı. Burada Nâsıruddîn Şah’ın çektiği fotoğraflarla birlikte, o döneme ait fotoğraflar muhafaza ediliyor. 

Son söz: “Kopyala-yapıştır”ma.

Teyit.org bu haberi yalanlamıştır: https://teyit.org/iran-sahi-nasreddinin-haremine-ait-oldugu-iddia-edilen-fotograflar/

Kaynaklar: 

* Nurdan Kaban'ın yüksek lisans tezi: Gulâm Huseyn Sâidî’nin Hayati, Tiyatro Eserleri, Dahhâk İsimli Tiyatro Eserinin Çevirisi Ve Tahlili 

** Tolga Uzun'un makalesi: XIX. Yüzyılda İran’da Kaçarlar ve Fotoğraf Sanatı

*** http://www.critical-stages.org/3/feminism-art-and-theatre-in-iran/

**** http://www.encyclopedia.ru/cat/books/book/43280/

Ayrıca Nergiz Hüseyn'e paylaştığı bilgiler için teşekkürler.

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

17 Yorum

  •  
    Fatih
    20.07.2017

    2 yıldır çalıştığım proje nedeniyle İran'da yaşıyorum. Malesef yazınız baştan aşağı, tepeden tırnağa yanlış. Hayatınızda hiç İran'a geldiniz mi, ziyaret ettiniz mi ? Yoksa gelip, görmeden, tanımadan, oradan buradan topladığınız şeyleri mi bize sunuyorsunuz ? Size tavsiyem gelin, Golestan Sarayı'ndaki Nadir Şah'ın, Nasreddin Şah'ın harem fotoğraflarını kendi gözlerinizle görün.Gerçek İranlılar ile, yerel halk ile konuşun, birebir buradaki insanlardan Şahlık tarihini öğrenin. Gelmeye karar verirseniz, haberim olsun belki önyargılarınızı kırmamda bir katkım olur.

  •  
    sebep
    20.07.2017

    Yalan değil, gerçek. Teyit org bu fotoğrafların gerçek olduğunu ve şahın ailesi olduklarını kanıtlarıyla onaylıyor. Aslı hanım tam tersini söylemişti oysaki. Ayrıca aşağıdaki bir yorumcuya katılıyorum. Bu fotoğraflar Osmanlıda olsaydı yapılmayan hakaret ve aşağılama kalmazdı. Konu İran olunca canla başla savunulması gerçekten çok ilginç.

  •  
    Giskard
    20.07.2017

    Klasik post-modernist yaklasimin urunu olan "Velev ki İran haremindeki kadınlar tüylerini almıyordu. Velev ki kadınlar böyle görünmeyi tercih ediyor ya da şah onları böyle seviyordu. Velev ki onlar kadındı, erkekti ya da transtı ve şahın böyle bir haremi vardı. Size ne. Bize ne." gibi "birakiniz yapsinlar" tarzi yaklasimlar "velev ki kafa kesiyorlar", "velev ki sanatin icine tukuruyorlar", "velev ki cogunlugun iradesi bunu istiyor" gibi fenomenleri de hakli cikariyor. Asli Hanim 150 yil öncesinin kadinlarina bugunun bakis acisindan gelen sigligi, cahilligi elestirebilmek icin daha da beter yorumlara kapi aciyor. Hadi bunlari gulme malzemesi yapanlar geri zekali da Asli Hanim ve cinsleri cok mu derin yaklasimlar sergiliyor?

  •  
    fakir
    09.06.2017

    Sizin söylediğinizin tam tersini söylüyor.. hangisi doğru acaba? https://teyit.org/iran-sahi-nasreddinin-haremine-ait-oldugu-iddia-edilen-fotograflar/

  •  
    Zuhal
    02.06.2017

    Ben Aslı Hanım'a teşekkür etmek istiyorum. Aslı Hanım "velev ki bıyıklılar bize ne size ne" diyerek hali özetledi, yüzümüze vurdu. Daha ne olsun. Ayrıca kopyala yapıştır haberlerden kuşku duymamız gerektiğini gösterdi. Habere Teyit'in linkini koymuşlar. Okura saygının göstergesi. Kültür Servisi iyi ki var ve Aslı Hanım gibiler de.

  •  
    Esin
    01.06.2017

    Aslı hanım keske boyle ciddi iddalarda bulunmadan once gercek bir arastirma yapsaydiniz. Bence yazinizi acilen duzeltmelisiniz bilgi kirliliğine yol açıyorsunuz.

  •  
    Hıncal
    01.06.2017

    Olayı Listelist'den okudum sonra da buradaki haberle okuduğum yerin yanlış olduğunu düşündüm fakat belgesellere ve kaynaklara bakınca yazınızın yanlışlığı gözler önüne seriliyor. Teyit.org'daki habere göre bu yazı tamamen yanlışken listelistte okduğum kaynak doğru. https://teyit.org/iran-sahi-nasreddinin-haremine-ait-oldugu-iddia-edilen-fotograflar/

  •  
    Koray
    01.06.2017

    Çok iddialıydınız oysa. https://teyit.org/iran-sahi-nasreddinin-haremine-ait-oldugu-iddia-edilen-fotograflar/

  •  
    memur
    01.06.2017

    ya bunlar kadınsa bizim evdeki ne?

  •  
    kadin
    01.06.2017

    Eğer içinde fotoğrafçılık, tiyatro, müzik ve kıllarını almamakta özgür kadınlar varsa harem mübahtır yani öyle mi? Belki şah seviyor diye kıllılardı, kendilerine sorsan kıllı olmak istemiyorlardı belki de. İçeride "Batılılaşma" var diye özgür mü oldu o kadınlar? Kendilerine soruldu mu acaba batılılaşmak istiyorlar mı diye? Popüler kültürün köpeği olmuşsunuz. Kıllarını almamayı özgürlük kabul edersiniz, iki,üç eşliliğe de sayar söversiniz ama "özgür" gözüken onlarca kadının kapalı bir yere hapsedildiği haremi mübah gösterirsiniz. Burada iki ucu boklu değneğin bir ucunu tutmak durumunda kaldınız. Osmanlının haremine söylemediğini de bırakmazsınız hani. Nereden bakarsan bak tutarsız, cahilce bir yazı olmuş elinize sağlık.

  •  
    Yunus
    01.06.2017

    Yalan gibi yersiz ve orantısız ithamlarda bulunacağınıza, araya feministvari atarlar yerleştirip potansiyel okurunuzu okşayacağınıza gerçek ve dürüst bir araştırma yapsaydınız bu kadınların Nasreddin Şah Kacar'ın haremi olduğunu öğrenirdiniz. Tiyatrocu iddiası tamamen dayanaksız ve açıkça uydurma. Yazık, çok yazık.

  •  
    Kodlayıcı
    31.05.2017

    Ulan osmanlıda olsa ana avrat söversiniz. Başkası olunca banane sanane ... Feryatları

  •  
    Omid
    31.05.2017

    Yazıyı okudum, fakat kaynakları ve 3 dilde bulabildiğim hiçbir kaynakta oyuncu olduklarını geçmiyor. Diğer anlatılan şeyler ise doğru. Ben belgeselin tamamını da izlemiştim. Belgeselin kendisinde Şahın kadınları diye geçiyor ve hatta çıplak fotoğrafları bile var. Ayrıca bu belgesel BBC de yayınlandı ve IMDB de aynı şekilde bilgileri geçiyor. Böyle büyük bir hata iki büyük resmi kurumda yapıldığını inanmak sağlam bir kaynak olmadan güç geliyor. http://www.imdb.com/video/wab/vi590716185

  •  
    ac
    31.05.2017

    Yazı maalesef yanlış, bu konunun kitabı bile var, resimler sahte olabilir ama güzellik algısı farklı, kadınların erkek gibi, erkeklerin kadın gibi olması o dönem makbule geçiyor imiş... https://www.amazon.com/Women-Mustaches-Men-without-Beards/dp/0520242637/ref=as_li_ss_tl?ie=UTF8&linkCode=sl1&tag=souremoham02-20&linkId=ff09bf8da14ed0b44939084486a9c880

  •  
    Birisi
    31.05.2017

    Kıllarını seven "gerçek" bir kadın olarak otobüste vb. benimle dalga geçer ve gülerseniz benim de sizi sözlü tacizden dava etme ya da kafanızda birşey kırma hakkım olur herhalde Murat Bey. Velev ki...

  •  
    Murat
    31.05.2017

    Velev ki gerçekten kadındılar, bizim de dalga geçme ve gülme hakkımız yok mu Aslı hanım?

  •  
    Berrin Yılmaz.
    31.05.2017

    İranlı arkadaşım şöyle yazdı:"Bu haber kesinlikle doğru o zamanlar böyleymiş".http://www.beytoote.com/art/negah-gozashte/wife3-shah2-wife.htmlhttp://www.farsnews.com/newstext.php?nn=13940701000651