‘İddiaların gerçek dışı olduğunu en iyi bilenler iddia sahipleridir’

‘İddiaların gerçek dışı olduğunu en iyi bilenler iddia sahipleridir’

İş insanı ve sivil toplum savunucusu, Anadolu Kültür Merkezi Başkanı Osman Kavala’nın 1 Kasım sabah tutuklanması üzerine İletişim Yayınları’ndan bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Osman Kavala’ya isnat edilen suçlamaların gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını ey iyi bilenler, bizzat iddia sahipleridir, denildi. Ayrıca açıklamada “Hukuk devleti ilkelerini ayaklar altına alan bu yeni saldırı karşısında onu savunmak sadece bir arkadaşlık, fikirdaşlık görevi değil, savunduğumuz ve paylaştığımız bütün ortak değerlerin tartışılmaz gereğidir” ifadeleri yer aldı. 

Dün Aras Yayıncılık tarafından da bir açıklama yapılmış ve şöyle denilmişti: 

“Yaşamı boyunca Türkiye’de demokrasi mücadelesine, halklar arası barışa, adalet ve özgürlük arayışına sunduğu katkılar nedeniyle hedef haline getirilen Osman Kavala’nın tutuklanmasını şiddetle kınıyoruz. Ülkemizde diyalog kültürünün yaygınlaşması, çoğulculuğun yeşermesi, sivil toplumun gelişmesi için çalışan ve yayınevimizin de yönetim kurulu üyesi olan Kavala’nın ve onun gibi fikirleri ve muhalif siyasi duruşları nedeniyle cezalandırılan tüm yurttaşlarımızın serbest bırakılmasını, anti-demokratik uygulamaların son bulmasını talep ediyoruz.”

İletişim Yayınları Kavala’nın göz altında olduğu süreçte yaptığı açıklamada, Kavala ile herhangi bir finansal ilişkilerinin olmadığını söylemişti. Yeni açıklamada ise “Yayınevimizin kuruluşunda kıymetli katkıları olduğu” belirtildi. Açıklamanın tamamı şöyle: 

Yayınevimizin kuruluşundaki kıymetli katkılarını hiçbir zaman unutmayacağımız arkadaşımız, fikirdaşımız Osman Kavala’yı hedef alan yargı operasyonu, temek hak ve özgürlüklerin gerçekten ve istisnasız uygulandığı, barışçı ve demokratik bir Türkiye toplumu hedefine doğru, toplumda sesini duyuramayan veya az duyurabilen kesimlerin sesini duyurmaları ve farkındalıkların ortak toplumsal zenginliğimizi oluşturması amacıyla yürütülen girişimlere vurulmuş yeni ve ağır bir darbedir. 

Osman Kavala 1 Kasım’da sabaha karşı “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçlaması ile tutuklandı. Tutuklama kararında “tüm terör örgütlerinin (FETÖ/PYD – PKK/KCK – DHKPC – MLKP) aktif olarak katıldığı ve destek verdiği Gezi olaylarının yöneticisi ve organizatörü” olduğu ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimine katıldığı iddia ediliyor. Bu abes iddiaların gerçekle hiçbir ilişkisinin olmadığını en iyi bilenler, bizzat iddia sahipleridir; eminiz.

Suçlamalara dayanak yapılan mesnetsiz iddiaların, vaktiyle yaptıkları yasadışı işlemler nedeniyle şimdi tutuklu olan savcılar ve yargıçlar tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ürünü olması, bu girişimin ne kadar maksatlı ve önyargılı olduğunun delilidir.

Açılan ceza soruşturmasına getirilen gizlilik kararına rağmen bazı medya kuruluşlarına sızdırılan “bilgi”lerle, Osman Kavala’ya karşı, örneklerini daha önce de gördüğümüz şedit bir kampanyayla yargısız infaz girişimi yürütülüyor. Bu operasyon, epeydir devam eden ve nerede duracağı bilinmeyen siyasal ve kültürel kırımın bir parçasıdır.

Osman Kavala’nın Türkiye’de özgürlük alanının genişlemesi, günümüzde ve geçmişte haksızlığa uğramış tüm kesimlerin ayrım gözetmeden seslerini duyurmalarını sağlaması, toplumsal barış zemininin oluşması için yürüttüğü bütün çabaların arkasındayız. Onun, şeffaflık ve katılımcılık ilkelerine titizlikle saygılı, şiddet ve zor yöntemlerini bütünüyle dışlayan, eşitlikçi, özgürlükçü, insancıl ve diğerkâm yaklaşımının kefiliyiz. Onunla yan yana olmaktan gurur duyuyoruz. Hukuk devleti ilkelerini ayaklar altına alan bu yeni saldırı karşısında onu savunmak sadece bir arkadaşlık, fikirdaşlık görevi değil, savunduğumuz ve paylaştığımız bütün ortak değerlerin tartışılmaz gereğidir.

 

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış