Advertisement

Hapisteki Yazar Günü’nde Margaret Atwood’dan Aslı Erdoğan’a mektup -tam metni-

Hapisteki Yazar Günü’nde Margaret Atwood’dan Aslı Erdoğan’a mektup -tam metni-

Uluslararası PEN, 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü’nde, düşüncelerini ifade ettikleri için baskıya maruz kalan beş yazarı gündeme taşıyor. Bu yıl o yazarların arasında Türkiye’den Aslı Erdoğan da var. Diğerleri Mısır'dan Ahmed Naji, Honduras'tan Cesario Alejandro Félix Padilla Figueroa, İsrail'den Dareen Tatour ve Çin'den Gui Minhai.

Bu kapsamda “Başka Dünyalar”, “Halka Oyunu”, “Tufan Zamanı” gibi kitapların yazarı Margaret Atwood, 5 yazar için birer mektup kaleme aldı. Aslı Erdoğan için yazdığı mektubun tam metni şöyle:

Sevgili Aslı Erdoğan,

Bugün parmaklıklar arkasında geçirdiğin 91. gün. Sana, hapishanenin beton duvarlarına rağmen, gardiyanların, tel örgülerin, kilitlerin ve anahtarların arkasından hâlâ senin sesini duyabildiğimizi söylemek için yazıyorum. Senin kelimelerin özgürlük savaşına ve özgür ifade hakkına biçim veriyor. 

Tıpkı senin gibi ben ve çok, pek çok başka yazar da edebiyatın adalet özlemine ilham vereceğine, hoşgörüyü doğurabileceğine ve insanların şefkat ve anlayışını derinleştireceğine inanıyoruz. Her ne kadar hapishanede de olsan, yalnız değilsin: özgürlüğün için savaşan tüm dünyadan PEN yazarları senin yanında. Senin için umut etmeye devam edecek ve özgür olana kadar çalışmaktan vazgeçmeyecekler. 

Çok yakında özgür olacağına dair bir inancım var. Umuyorum ki kendini, korkusuz ve sansürsüzce yazabileceğin bir Türkiye’de, düşünce ve fikir çeşitliliğini yücelten bir Türkiye’de bulacaksın. Umuyorum ki, sınırlarının çok ötesinde hayranlar kazanmış yetenekli düşünürlerinin, yazarlarının ve sanatçılarının sesiyle gurur duyan bir Türkiye’de yaşayacaksın. Umuyorum ki, demokrasisiyle gurur duyan bir Türkiye’de, seninki gibi sesleriyle gurur duyan bir Türkiye’de yaşayacaksın. 

Sana umutlarımızı, en içten dileklerimizi yolluyoruz ve seni düşünüyoruz.

Neredeyse her gün bir tutuklama

Bugün, PEN Türkiye Temsilciliği, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve DİSK/Basın-İş tarafından ortak bir basın toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan PEN Türkiye başkanı ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Zeynep Oral, tutuklamaların insanlık onuruna hakaret olduğunu, ancak insanı asıl duyarsızlığın kahrettiğini söyledi. Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’la birlikte, tutuklu 144 gazeteci, yazar için mücadele verdiklerini aktaran Oral “Tüm bunlar olurken nasıl sessiz kalınır anlayamıyorum” dedi.

TGC Başkanı Turgay Olcayto, gazetecilerin işsiz kaldığını, birçok kişinin de işsiz kalma korkusu yaşadığını belirterek “Korku iklimine teslim olmayacağız” dedi.

ÇGD İstanbul Temsilcisi Uğur Güç, “Türkiye’de yolu hapisten geçmeyen aydın neredeyse yok” diyerek geçmişin sicilinin de karanlık olduğunu aktardı. 

TYS Başkanı Mustafa Köz, hedeflenenin cahil bir toplum yaratmak olduğunu aktardı. DİSK/Basın-İş adına konuşan Faruk Eren ise 1 Ocak’tan itibaren “Neredeyse her gün bir tutuklanma yaşandığını” vurguladı. 

Uluslararası PEN’in, Aslı Erdoğan ile birlikte durumuna dikkat çektiği diğer yazarlar ise şöyle: 

Dareen Tatour:

Şair. Filistinli İsrail vatandaşı Dareen Tatour, “Terör örgütüne yardım” suçlamasıyla yargılanıyor, sosyal medya paylaşımları ve şiirleri nedeniyle sayısız şiddete maruz kaldı. Bir yıl önce gözaltına alındı ve hala ev hapsinde.

Ahmed Naji:

Roman yazarı ve gazeteci Ahmed Naji 2014'te yayımladığı “Istikhdam al-Hayat” romanından bazı pasajları Akhbar al A-dab dergisinde yayınlayarak “toplum ahlakını ihlal ettiği” gerekçesiyle tutuklandı. İki yıldır hapis olan Naji, cezasının sekiz ayını doldurdu.

Cesario Alejandro Félix Padilla Figueroa:

Gazetecilik mezunu, öğrenci lideri, PEN Honduras'ın kurucu üyesi ve yöneticisi. 2014'te, Honduras Ulusal Otonom Üniversitesi'ndeki (National Autonomous University of Honduras – UNA) protestolara katılıdğı için soruşturuldu, tehdit ve tacizlere maruz kaldı.

Gui Minhai:

Yayıncı Minhai, Ekim 2015'te Taylan'daki tatili sırasında ortadan kayboldu. Üç ay sonra televizyondaki “itirafı”yla ortaya çıktı. Devlet kontrolündeki televizyon Minhai’nin 2003 Aralık ayında ölümle sonuçlanan bir vur kaç olayıyla ilgili Çin otoritelerine teslim olduğunu iddia etti. Tutuklandığından beri nerede olduğu bilinmiyor, avukata erişimi yok ve İngiltere'de yaşayan kızıyla iletişim kurulmasına izin verilmiyor.

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış