Advertisement

Haftanın şiiri: Wallace Stevens’tan Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu

Haftanın şiiri: Wallace Stevens’tan Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu

Amerikan modern şiirinin önemli temsilcilerinden Wallace Stevens’ın şiirleri ilk kez Türkçeye aktarıldı. Gökçenur Ç.'nin uzun yıllar süren emeğiyle Türkçeye kazandırılan şiirler Yitik Ülke Yayınları'nca “Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu” adıyla yayımlandı. Kitapta Stevens’ın şiirlerinden önemli bir seçki sunuluyor.

Kitaba bir önsöz yazan usta kalem Enis Batur, şunları dile getiriyor: “Wallace Stevens, hem şiirinde, hem şair kimliğiyle yaşamında gizlenmeyi seçmişti, onca giz bundan. Gökçenur Ç, şiirlerini Türkçeye taşırken müthiş iş çıkarmış: Kendi şiirsel edâsını çevirdiklerinin arasına saklamayı bilmiş: O, Can Yücelcesiyle: Bir Türkçe söyleyen.”

Bir Karakuşa Bakmanın On Üç Yolu

I

Yirmi karlı dağın arasında
kımıldayan tek şey
karakuşun gözleri.

II

Üç aklım vardı,
bir ağaç gibi
üç karakuş’un tünediği.

III

Karakuş dönüp durdu sonbahar rüzgârında;
bir pandomimden küçük bir parça bu.

IV

Bir kadın ve bir adam
birdir.
Bir kadın, bir adam ve bir karakuş
birdir.

V

Bilemiyorum neyi seçmeli
çekim eklerinin inceliği ya da
üstü kapalı sözlerin güzelliği
karakuş fısıldıyor:
ya da sadece ardlarından geleni.

VI

Sarkıtlar, kırık camlar gibi
kaplıyor büyük pencereyi.
Bir aşağı bir yukarı geçiyor
karakuşun gölgesi.
Gölgesinden anlaşılıyor neşesi
Ama anlaşılmıyor nedeni.

VII

Haddam’ın* sıska adamları ah!
altın kuşlar düşlüyorsunuz, niye ?
Görmüyor musunuz kadınlarınızın
ayakları arasında dolaşan karakuşu?

VIII

Soylu aksanlarla konuşabilirim
berrak, anlaşılır ritimlerle;
ama bilirim, karakuş
karışmıştır arasına
her şeyin bildiğim.

IX

Karakuş gözden kayboldu,
mimleyerek gökteki
çemberlerden birinin köşesini.

X

Yeşil ışıklarda süzülen
karakuşun görüntüsü-
ahenk kumkumaları bile
tiz bir çığlık atardı.

XI

Camdan bir at arabası ile
Connecticut’a giderken
korku iliğine işledi;
arabanın gölgesini
karakuş zannetmişti.

XII

Yer değiştiriyor ırmak.
Karakuş uçuyor olmalı.

XIII

İkindi boyunca sanki geceydi.
Kar yağıyordu
hiç dinmeyecekmiş gibi.
Karakuş kondu
sedir dallarına.

*Ç.N: Aşağı Connecticut Nehri vadisinde yaklaşık 7000 nüfuslu bir kasaba.

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

1 Yorum

  •  
    Baki Yiğit
    29.06.2017

    THIRTEEN WAYS OF LOOKING AT A BLACKBIRD by Wallace Stevens I Among twenty snowy mountains The only moving thing Was the eye of the blackbird. II I was of three minds Like a tree In which there are three blackbirds. III The blackbird whirled in the autumn wind It was a small part of the pantomime. IV A man and a woman Are one. A man and a woman and a blackbird Are one. V I do not know which to prefer, The beauty of inflexions Or the beauty of innuendos, The blackbird whistling Or just after. VI Icicles filled the window With barbaric glass. The shadow of the blackbird Crossed it, to and fro. The Mood Traced in the shadow An indecipherable cause. VII O thin men of Haddam, Why do you imagine golden birds? Do you not see how the blackbird Walks around the feet Of the women about you? VIII I know noble accents And lucid, inescapable rythms; But I know, too, That the blackbird is involved In what I know. IX When the blackbird flew out of sight, It marked the edge Of one of many circles. X At the sight of blackbirds Flying in a green light Even the bawds of euphony Would cry out sharply. XI He rode over Connecticut In a glass coach. Once, a fear pierced him, In that he mistook The shadow of his equipage for blackbirds. XII The river is moving. The blackbird must be flying. XIII It was evening all afternoon. It was snowing And it was going to snow. The blackbird sat In the cedar limbs.