Feminist yazar ve eylemci Şirin Tekeli hayatını kaybetti

Feminist yazar ve eylemci Şirin Tekeli hayatını kaybetti

Türkiye’de ikinci dalga feminizmin öncülerinden yazar, eylemci, çevirmen ve akademisyen Şirin Tekeli hayatını kaybetti.

Hayatının son yıllarını Bodrum’da geçiren Tekeli, bir süredir kanser tedavisi görüyordu. HDP Milletvekili ve feminist hukukçu Filiz Kerestecioğlu'nun T24'e yaptığı açıklamaya göre, Tekeli'nin bedeni tıp öğrencilerinin eğitimi için kullanılacak ve cenaze töreni yapılmayacak.

Kerestecioğlu "Bir bilim kadınını bilim kadınına teslim edeceğiz, Şebnem hocaya (Prof. Şebnem Korur Fincancı) teslim edeceğiz" dedi. "Şirin Tekeli için düzenlenecek özel anma töreni için daha sonra duyuru yapılacağını" belirten Kerestecioğlu, "Biraz kendimize gelelim, en güzel şekilde uğurlayacağız" dedi.

1944 yılında doğan Şirin Tekeli, Lozan Üniversitesi’nde Sosyal ve Siyasal Bilimler okumuş, 1967 yılından 1980 yılına kadar akademisyen olarak görev yapmıştır. 1981 yılında, darbe koşullarının akademiye yaptığı baskıyı protesto etme amacıyla istifa eder. 1982 yılında “Kadınlar ve Siyasal-Toplumsal Hayat” adıyla kitap olarak yayımladığı doçentlik tezi, Türkiye'de kadınların politik ve toplumsal alandaki varlığı üzerine Türkçe yayınlanan ilk kitaptır.

1980’li yılların ortasından itibaren feminist harekete katılır. Aynı yıllarda hem feminizm hem de sosyal bilimler alanında çevirileri yayımlanmaya başlar. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadın Eserleri Kütüphanesi, Kadın Adayları Destekleme Derneği’nin (KADER) ve son olarak Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı’nın (KAHUDEV) kurucularındandır. 1996 yılında kendisine Fransa Kültür Bakanlığı'nın Akademik Palmiye Ödülü takdim edilmiştir. Bugüne kadar yazdığı beş kitabın dördü feminizmi konu etmektedir.

Şirin Tekeli, bundan tam bir yıl önce 5Harfliler sitesi için Esen Özdemir ile geniş bir röportaj gerçekleştirmişti. Bu söyleşide Tekeli, günümüz feminist hareketine şu çağrıyı yapmıştı:

“Feminizm için hala ve uzun süre, patriyarkayla mücadele birinci planda olacaktır. “Özel olan siyasidir” kavramı geçerliliğini bugün de otuz yıl önceki gibi korumaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de aile içi şiddet kadar, son on yılın gündeme getirdiği, kadın cinayetleri türü şiddet biçimlerine karşı mücadele sürecektir. Kadınların siyasi karar odaklarına daha fazla girmesi, dünya genelinde feminist hareketin öncelikli bir sorunu olmaya devam ediyor. Daha yapacak çok şey var. Yılmak yok. Top artık, beşinci ve altıncı kuşak feministlerde…”

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış