Advertisement

Castro’nun ölümünün ardından Küba’da ifade özgürlüğü tartışılıyor

Castro’nun ölümünün ardından Küba’da ifade özgürlüğü tartışılıyor

Fidel Castro’nun cuma akşamı gelen ölüm haberi, Küba sanat dünyasını ikiye bölmüş durumda. Ulusal Yazarlar ve Sanatçılar Sendikası yayımladığı açıklamada “Fidel sadece olağanüstü bir politik lider değil kendini zamanına ve insanlığa adamış bir entelektüeldi” gibi sözlere yer verirken, Castro karşıtı sanatçıların liderin ölümü üzerine yaptıkları açıklamalardan ötürü baskı gördükleri iddia edildi.

Bugün Hyperallergic sitesinde yer alan habere göre, muhalif grafiti sanatçısı ve insan hakları aktivisti “El Sexto” (Altıncı) lakaplı Danilo Maldonado Machado, sosyal medya hesabından Castro’nun ölümünü kutlayan ve takipçilerini Küba hükümetinin adaletsiz uygulamalarına karşı ses çıkarmaya davet eden bir video paylaşmasından birkaç saat sonra, Kübalı yetkililer tarafından gözaltına alındı. Maldonado’nun kız arkadaşı, Amerikalı gazeteci ve sinemacı Alexandra Martinez’in iddiasına göre, Maldonado Cumartesi sabahı 11.15’te kendisini telaş içerisinde aradı: “Bana Küba polisinin zorla apartmana girdiğini ve şimdi de kapısına dayadıklarını söyledi.” Maldonado’nun şu anda Guanabacoa’daki hapishanede tutulduğu düşünülüyor ancak kendisine karşı herhangi bir resmi suçlama yapılmış değil.

İddialara göre Kübalı sanatçılar bu tarz hak ihlallerine uzun zamandır aşina. Küba’da performans sanatı ve sansür üzerine uzmanlaşan Miami Üniversitesi modern diller ve edebiyat profesörü Lillian Manzor, adadaki sanatçıların eleştirel işler sunma konusunda nadiren başarılı olabildiklerini ancak ortada kesinlikle geçilmemesi gereken sınırlar olduğunu belirtiyor. Manzor “Küba’da son 25 yıldır Fidel ve Raul’u hariç tutarak her şeyi söyleyebildiğiniz gayet iyi biliniyor” diyor. “Fidel ve Raul hakkında direk olarak konuşamaz, sanatınızda onları eleştiremez ya da onlarla dalga geçemezsiniz.”

Ancak Maldonado ve Havana’daki bir grup sanatçı bu sınırı defalarca geçti. Maldonado ilk kez 2014 Ekim ayında gerçekleştirdiği “Noel için Hayvan Çiftliği” başlıklı performansıyla yetkililerin radarına takıldı. Maldonado bu performansta, armalarla süslenmiş ve üstüne “Fidel” ve “Raul” yazılmış iki domuzu Parque Central’e saldı. Sanatçı parktan evine dönerken tutuklandı ve 10 ayını hapishanede geçirdi. Maldonado, Pazartesi günü ilk gösterimi yapılan ve Fidel’in mirasını anlatan “Patria O Muerte: Cuba, Fatherland, or Death” (Ya Özgür Vatan Ya Ölüm: Küba, Babavatan ya da Ölüm) belgeselinde de yer alıyordu ve bu hafta Miami’de bir performans gerçekleştirmeyi planlıyordu.

Benzer bir biçimde Küba’nın en tanınmış performans sanatçısı Tania Bruguera, 2014’te Havana’daki Plaza de la Revolucion’da gerçekleştirmeyi planladığı bir performans sebebiyle gözaltına alındı. Bruguera Kübalı vatandaşları bir mikrofonun önünde durup ülkenin geleceği ile ilgili fikirlerini özgürce ifade etmeye çağırmayı planlamıştı ancak bu performans asla gerçekleşmedi. Sanatçı plazaya doğru giderken yolda tutuklandı. İddiaya göre Bruguera işkence ile sorgulandı, ardından iki kez daha gözaltına alındı ve ülkeyi terk etmemesi için pasaportuna el kondu.

Bruguera The Art Newspaper sitesine şu açıklamayı yaptı:” Bu tüm Kübalıların birleşip politik nefretin ve vatandaş paranoyasından azade bir hümanist ütopyanın var olabileceği yeni bir sayfa açma anıdır.” Geçtiğimiz ay sanatçı 2018 seçimlerinde Küba başkanlığı için seçime girmeyi planladığını açıkladı. Bu hafta new York’ta gerçekleşen bir etkinlikte ise Castro’nun ölümü sonrası bu projenin “daha da güncel” olduğunu söyledi.

Castro’nun ölümünün etkisi Küba'daki galerilerde de hissediliyor. Adanın tek yabancı galerisi Galleria Continua’da 26 Kasım’da başlaması beklenen Anish Kapoor sergisinin açılışı, ülkenin dokuz günlük resmi yas kararı sebebiyle ertelendi. Adada başka sergilerin de ertelendiği tahmin ediliyor.

Kaynak: Hyperallergic, The Art Newspaper

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış