Bakanlıktan Göbeklitepe için açıklama

Bakanlıktan Göbeklitepe için açıklama

Yazarımız arkeolog Çiğdem Köksal Schmidt’in Göbeklitepe’de süren inşaat faaliyeti hakkındaki eleştirileri üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan bir açıklama yapıldı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada “İddialar mesnetsiz ve bilimsellikten uzaktır” denildi, ayrıca “Bakanlığımız, en kısa sürede uzmanlar ve gazetecilerden oluşan bir heyetle Göbeklitepe'deki çalışmaları yerinde inceleyerek, söz konusu iddiaların asılsız olduğunu kamuoyunun bilgisine sunacaktır” ifadelerine yer verildi. Açıklamanın tam metni şöyle:

Göbeklitepe'de gerçekleştirilen tüm çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı gözetimi altında yapılmaktadır. Sosyal medya paylaşımlarında ve bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerde iddia edildiği gibi, alandaki tarihi yapılara zarar verilmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. İddialar mesnetsiz ve bilimsellikten uzaktır.

Bakanlığımız, en kısa sürede uzmanlar ve gazetecilerden oluşan bir heyetle Göbeklitepe'deki çalışmaları yerinde inceleyerek, söz konusu iddiaların asılsız olduğunu kamuoyunun bilgisine sunacaktır.

Göbeklitepe’nin merhum kazı başkanı Klaus Schmidt’in eşi ve çalışma arkadaşı Çiğdem Köksal Schmidt, sosyal medyadan yaptığı açıklama, inşaat çalışmasının arkeolojik alana zarar verdiğini söylemişti. Schmidt açıklamasında “Benden başka kimsenin canı acımıyor mu? Burası Göbekli Tepe. Taze beton dökülen alanın yanıbaşında görülen F yapısı (Kaya tapınağı) adını verdiğimiz alan, üzerinde iş makinelerinin eze eze bitiremediği alan da hemen bu neolitik döneme ait mimari kalıntıların üç metre ilerisinde, orada yüzeyde bir şey görmeyince altında da bir şey yok sanıyorlar ama orada da 15 cm. derinlikte anakaya üzerinde neolitik döneme ait izler var” demişti. 

Çiğdem Köksal Schmidt, Kültür Servisi’nde yayımlanan “Göbekli Tepe için en zor zaman şimdi başlıyor” başlıklı son yazısında da arkeolojik alanın geleceğiyle ilgili endişelerini anlatmıştı: 

Gelecek ziyaretçilerin sayısal kapsamını düşünürken hissedilen heyecanı da anlıyorum. Ancak keşke, Göbekli Tepe’nin binlerce yıl önce bilinçli olarak doldurulduğunu, kapatıldığını düşünüp, bugün bizim tekrar Göbekli Tepe’yi görebilmemizin ne büyük ayrıcalık olduğunu kavrasak ve bunu aktarmaya çalışsak, önce kaç bilet sattığımızı düşünmesek, önce Göbekli Tepe diyebilsek... Geleceğini umduğumuz milyonların etkisiyle Göbekli Tepe’nin gerçeklerden uzak tanımlamalara indirgenmesini engelleyebilsek... 

Konser düzenleyelim burada, ışıklandıralım gece de pırıl pırıl olsun şuralar, koruma çatısının dibine kadar asfalt dökelim, daha hızlı yürüsün gelenler, hemen A yapısının yanı başına bir kafeterya yapalım, B yapısının köşesine bir WC, gibi daha elle tutulur, gözle görülür felaketlerden de koruyabilsek Göbekli Tepe’yi keşke. 

O yüzden içimde bir sızı, çünkü biliyorum en zor zamanlar şimdi başlıyor Göbekli Tepe için, 2018 yılında, kazıların başlamasından 24 yıl sonra, Klaus’suz dördüncü yılda, koruma çatısı yapımının bittiği, bir milyon ziyaretçi beklenilen yılda…

Yazının tamamını okumak için: Göbekli Tepe için en zor zaman şimdi başlıyor

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış