Advertisement

Aram Yayınevi’nin hikâyesi

Aram Yayınevi’nin hikâyesi

“Ne yapalım? Dolaşıyoruz” yazı dizisinin beşinci bölümü

Aram Yayınevi’nin belgeseli yapılsa, devlet olmanın ibretlik paranoyasını anlatan hikâyelerin şahikası olurdu. Başı beladan eksik olmayan yayınevi nasıl bugünlere gelmiş diye şaşıracağınız tutabilir. Lakin nedir yani, altı üstü bir yayınevi. Neler görmüş coğrafya, bir yayınevini mi ayakta tutamayacak? Tutmuş. Ama nasıl?

Beyoğlu, Çukurlu Çeşme Sokak’ta yeni açılan şubesinde çalışan Serhat, yayınevinin geçmişi, müktesebatı hakkında kendisiyle konuşmamı, “tecrübe”leri olanlara haksızlık olacağını düşündü. Bu yüzden, Diyarbakır’da yaşayan, Aram Yayınevi’nin editörlerinden biri olan Ulaş Güldiken’le konuştuk.

Jandarmanın el koyduğu kitaplar

Ulaş’a, Aram Yayınevi’nin kuşbakışı geçmişini sordum. 1997 yılında İstanbul’da kurulmuş. 2000’li yılların başlarında dönemin imtiyaz sahibi bölücülük ve örgüt propagandası yapmakla  yargılanmış. 2008 yılında İstanbul’dan Diyarbakır’a taşınılınca bir yıl kadar ara vermek zorunda kalmışlar. Sonraki yıllarda da yeni gelen imtiyaz sahipleri bölücülük ve örgüt propagandası yapmaktan birçok kez yargılanıp tutuklanmış. Bu yıl, biriken davalardan ötürü bir imtiyaz sahibi ise yurtdışında. 

Noam Chomsky, Edward Said gibi yazarların eserlerinin de aralarında olduğu kitapları defalarca kovuşturmaya uğramış. Yakın zamanda neler yaşandı?

Son bir yıl içerisinde ‘dağıtım ve satış yasağı’ gerekçesiyle 60’ın üzerinde kitaba yasak geldi. Özellikle cezaevlerinde ve kitapevlerinde kitaplara el konuluyor. Bu yıl, Van Kitap Fuarı standında 7 kitabın nüshasına el konuldu. İzmir Kitap Fuarı’na gönderilen kitaplarımıza ise Kırşehir’de Jandarma kontrolü sonrasında savcılık kararıyla el konuldu. Bunlardan 53’ü hakkında dava açıldı.”

Evde bulunması sakıncalı kitaplar  

Jandarma kitapları nasıl kontrol etmiş? Asgari mantıkla düşünürsek, kapağa bakıp, sayfaları hızlıca çevirirken görülen sözcükler kitap hakkında bir fikir verebilir. Buna da ihtiyaç yok. Yayınevi nedir diye baktınız ve tamam, anlaşıldı: Atın şu kitapları içeri. Böyle mi? 

“Kitaplar kargoya verilerek gönderilmişti. Rutin arama denilerek koliler açılıp inceleniyor. Tabii kitaplar görülünce savcılık incelemesine gönderilmek üzere el konuluyor. Avukatımızın görüşmelerinin ve ilk incelemenin sonunda diğer kitaplar iade ediliyor. 53 kitap hakkında dava açılıp Diyarbakır’daki mahkemeye sevk ediliyor. Kitapların satışı ve dağıtımın yasaklanmasına ilişkin karar çıkıyor. İç hukukta henüz davaya itirazlar sonuçlanmış değil. Sonrasında ise AİHM’ye taşımayı düşünüyoruz.”

Aram Yayınları’ndan çıkan Abdülkadir Aygan’ın, “İtirafçı Bir Jitemci” kitabına, 2004 yılında “terörle mücadelede görev alanların isimlerini yayımlayarak terör örgütlerine hedef göstermek” suçlamasıyla dava açılıyor. 2009 yılında ise faili meçhul cinayet dosyalarını ilgilendirdiği için aynı kitap ihbar kabul edilerek soruşturma açılıyor. Başka örnekler illaki var.

“Anı kategorisinde yayımlanan kitaplara genel olarak örgüt propagandası yapmak, örgüte katılımı teşvik etmek suçlamalarıyla dava açıldığını” söylüyor Ulaş. Daha yeni, “Güneşin Çocukları Ezidîler” kitabı,  terör örgütünün din propagandasını yapıyor gerekçesiyle yargılanıyor.

Başka yasaklı kitaplar hangileri? Evde bulunsa “yakar” diyeceğimiz kitaplar. Bir çırpıda isimler şöyle:

“Böğürtlen Zamanı”, “Kasırga Taburu”, “Hep Kavgaydı Yaşamım”, “Elveda İkiyüzlü Umut”, “Dağın Yüreği”, “Bizim Çocuklar”, “Bir Savaşın Anatomisi”, “Jineoloji Tartışmaları.”

Öcalan’a editör müdahalesi 

2015 yılı içerisinde, Abdullah Öcalan’ın 4 kitabı yayımlanmış. Editör müdahalesinin olması gereken durumlarda ne yapılıyor merakının bir sebebi görüşme kısıtlılığı ve diğeri Öcalan’ın müdahaleye ne kadar açık olabileceği konusunda tereddütlerim.

Yayınevinin kuruluş yıllarında, kaset çözümlemeleri kitap haline getirildi. İmralı’dayken kaleme aldığı çalışmalar, Amara Yayıncılık’tan çıktı. Öncesinde zaten son hali verilerek gelmiş olduğu için editöre pek iş kalmıyor” diyor Ulaş.  

Muhteviyat konusunda diğer yayınevlerinden farkı nedir Aram Yayınevi’nin? Politik paradigmalara, mücadelelere dahil olabilecek yeni yeni konuşulan, üzerinde düşünülen bir alanda yayımladığı kitaplar var mı? 

“Son zamanlarda özerklik üzerine yayımlanan kitaplarımız var. İlgi de var bu konulara. Farklı, radikal çözümler getirmesi düşünülen alanlardan biri kadın alanı. Jineoloji tartışmaları için iki kitabımız yayımlandı. Daha önceleri demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü paradigma olarak teorileştirilmek istenen kadın kurtuluş paradigması için yürütülen tartışmalar şimdi jineoloji başlığı altında yürütülüyor. Yine farklı bir perspektif içeren, insansız hava araçlarının kullanım amaçlarına ilişkin hazırlıklarını yaptığımız kitaplar var. Bunun dışında Zapatistalar ve şiddetsiz hareketlere dair çeviri çalışmaları sürüyor.”

“Sorunlu” kitapları görmek, tehlikeli paragraflara göz atmak bakış yerinizi değiştirebilir. “Bunu geç, sıradaki” derseniz, karşı olunanla ilgili kurulmuş cümleleri okuyarak taraf olan pek az insan var. Oku, yine karşı ol.

Aram Yayınevi’nin Beyoğlu’ndaki adresi: Katip Mustafa Çelebi mah. Çukurlu Çeşme Sok. No: 6A Beyoğlu

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış