Advertisement

Aram Yayınevi: Kürt yayıncılar iki kat baskı görüyor

Aram Yayınevi: Kürt yayıncılar iki kat baskı görüyor

1998 yılında İstanbul’da kuruluşundan bugüne 500 civarında kitap yayımlayan Aram Yayınevi’nin üzerindeki baskılar son bulmuyor. Neredeyse katıldığı her kitap fuarında stantları polis tarafından basılan ve yayıncıları gözaltına alınan yayınevinin toplamda 92 kitabı yasaklılar listesinde. Son olarak da Nisan 2016’da el konulan 4 bin kitabın içerisinden 72 kitaba da mahkeme tarafından tek celsede yasak konuldu. 

Aram Yayınları yayına başladığı ilk yıllarda bugün güncel olan ve çok okunanlar arasında bulunan Noam Chomsky, Immanuel Wallerstein, Michel Albert ve Moliere gibi yazarların birçok kitabını Türkçe ve Kürtçeye çevirtip yayımladı. O dönemde, baskı-dağıtım-kitapçı üçgeninden oluşan yayıncılığa belki de çok hazırlıklı olunmadığından, yine muhalif yayınlarından kaynaklı uğradığı yasaklar, toplatmalar ve tutuklamaların etkisiyle yayıncılığa kısa bir süre ara verdi.  2004’ten itibaren ise yönünü şu an bulunduğu Diyarbakır’a çevirdi. 

Aram aydınlıktır

Aram Yayınları; araştırma, tarih, edebiyat, şiir, anı, roman ve tiyatro kitaplarıyla zengin bir arşive sahip. Van, Diyarbakır ve İstanbul’da kitabevi şubelerine sahip olan Aram, toplumsal hafıza oluşturmak için politik-kolektif-entelektüel çabası ve “Aram aydınlıktır!” şiarıyla yayıncılığa devam etmekte. 

Yayınevi Editörü Mehmet Çakmak, “Yayınlarımız genelde büyük bir ilgi gördü ve deyim yerindeyse toplumsal bir bellek oluşturdu. Oluşturulan bu bellek kolay kolay hafızalardan silinecek gibi görünmüyor. Yayınlarımız içerisinde en büyük ilgiyi anı-roman türleri gördü. Öyle ki bazı kitaplarımız neredeyse klasikleşti. Artık onlara Aram klasikleri diyebiliriz. Özellikle gençlerin bu türe olan ilgisi bizi gayet sevindiriyor” diyor.

Türkiye’de yayıncılık zor iş

“Türkiye’de yalnızca yayıncı olmak değil, artık günümüzde Türkiye’de yaşamak bile neredeyse imkânsız hale geldi” diyen Çakmak bu zorlukları şöyle anlatıyor: “Elbette yayıncılık yaparken bu zorlukların farkında olarak yayıncılık yapıyoruz. Türkiye’de neredeyse her dönem kitaplar yasaklandı. Kitapların yasaklandığı bir ülkede demokrasiden, insan haklarından, aydınlık bir gelecekten bahsedemezsiniz. Yayıncılık bir ülkenin demokratik sınırlarını belirleyen en önemli göstergelerin başında gelmektedir. Maalesef Türkiye’de bunun zerresini göremiyoruz. Hal böyle olunca siz yayıncılık yapmak istediğinizde başınıza olmadık işler geliyor. Kitaplarınız henüz matbaa aşamasında yasaklanıp onlara el konuluyor, yayıncılar tutuklanıyor, en olmadık baskılara maruz kalıyorsunuz.”  

Yayınevleri dayanışma içinde olmalı

Tüm muhalif yayıncılar için böylesi genel bir problemin varlığından söz eden Çakmak, Kürt yayınevlerinin iki kat daha fazla baskı ve zorlanmaya maruz kaldığını ifade ediyor.

Muhalif yayınevlerinin de yeteri kadar dayanışma içerisinde olamadığına dikkat çeken Çakmak, “Var olan yayıncılık sistemine karşı kendi alternatiflerini oluşturamadılar. Kimi dönemler girişimler olmasına rağmen istenilen düzey elde edilemedi. Özellikle Diyarbakır’da yapılan fuarlar bunu daha da geliştirebilirdi” diyor.

Cezaevinde olan arkadaşlarımız var

Çakmak, yayımladıkları kitaplar nedeniyle birçok arkadaşlarının tutuklandığını ve halen cezaevinde olduklarını aktarıyor. Özellikle dağıtım ağının engellenmesine yönelik zorluk çıkarıldığını ifade eden Çakmak, şu an 92 adet kitabın yasaklandığını belirterek şunları söylüyor: “Katıldığımız fuarlarda neredeyse polisler standımızın başından ayrılmıyor. Elbette bunların hiçbiri yasal değil, amaçları Aram Yayınevi’ni okuyucularından uzaklaştırmaktır. Geçen yıl İzmir fuarına gönderdiğimiz kitaplara el konuldu. Hiçbir gerekçe gösterilmeden 4000 adetten fazla kitabımıza el konuldu. İzmir fuarına bu kitaplar olmadan katılmak zorunda kaldık. Daha sonra el konulan kitaplarımızın hepsine tek celsede yasak kararı verildi. Yani tek celsede 72 ayrı kitaba yasak konuldu. İnsan şunu düşünmeden edemiyor, bu kadar kısa bir sürede bir hâkim ya da savcı 72 adet kitabı okuyabilir mi? Sözünü ettiğim olay karşılaştığımız uygulamaların ne kadar vahim olduğunu gözler önüne seriyor”.  

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış