Ara Güler’in gözünden Dünya Mirası Aphrodisias antik kenti

Ara Güler’in gözünden Dünya Mirası Aphrodisias antik kenti

UNESCO 41. Dünya Miras Komitesi toplantısında Aydın Karacasu’da bulunan Afrodisias arkeolojik alanının UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilmesine karar verildi.

UNESCO Türkiye’nin sitesinde, Aphrodisias Antik Kenti’nin “Yunan-Roma dönemi mimari ve kent özelliklerini çok iyi yansıtan bir yerleşim yeri” olduğu belirtiliyor.

Kentteki Afrodit Tapınağı M.Ö. 3. yüzyıla, kentin kendisi ise bir yüzyıl sonraya dayanıyor. Bölge, Afrodisias antik kenti ve kentin kuzeyindeki mermer ocaklarından oluşuyor. Zenginliği ise mermer ocaklarından geliyor.

UNESCO Türkiye'nin sitesinde kentin özelliklerinden en önemlisinin “varlık alanı içinde bulunan ocaklardan çıkarılan mermerden yerel okullarca işlenen heykeltıraşlık eserlerinin yayıldığı Akdeniz havzasında bıraktığı derin kültürel etki” olduğu kaydediliyor.

Afrodisias Arkeolojik Kenti'nde tapınaklar, bir tiyatro, bir toplanma yeri ve iki hamam bulunuyor. Afrodisias ile birlikte Türkiye’nin Dünya Mirası Listesi’ndeki varlık sayısı 17 oldu.

Fotoğraf muhabiri Ara Güler, 1958 yılında buraya gelmiş ve eşsiz fotoğraflar çekmişti. Ara Güler, Aprodisias ile karşılaşmasını şöyle anlatmıştı:

Devir 1958. Adnan Menderes’in son zamanlarıydı. Aydın’da valiye gittim. “Adnan Menderes’in açılış yapacağı baraj var. Beni oraya gönder, açılışta resim çekeceğim” dedim. Şoför dedi “Ben bir kestirme yol biliyorum, oradan gidelim.” Kestirme yoldan giderken yolu kaybettik. Yolu kaybedince de nereye gitsek karşıma hep o büyük kayalar çıkıyordu. Güneş battı ve zifiri karanlık oldu.

Gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara geliyoruz. Kaybolduk!

Baktım bir ışık var. Bir kahve… Kahveye girdik, adamlar oyun oynuyor. Lüks lambasıyla aydınlanıyordu. Biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de baktım ki kahvede masa yok. Sütun başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde domino oynuyorlar.

Tarih ve bugün içi içe yaşamaktadır. Böyle acayip bir yer hayatımda görmedim. Harabe dediğin harabedir. Ama bu öyle değil, bu bambaşka. Bu, tarih içinde yaşayan bir şehir…

Baktım ki taşların içinden suratlar bana bakıyor. Hemen aklıma röportajın adı geldi; Aphrodisias çığlığı…

O taşlar bana bakıyor ve ‘beni buradan kurtar!’ diye çığlık atıyor.

Ara Güler’in bu fotoğrafları ve izleminleri YKY tarafından yayımlanan “Aphrodisias Çığlığı” adlı kitapta bir araya getirilmişti.

Ara Güler’in gözünden Aphrodisias fotoğraflarından bazıları:

;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış