Almanya Nazilerin yağmaladığı sanat eserleri için ABD mahkemesinde

Almanya Nazilerin yağmaladığı sanat eserleri için ABD mahkemesinde

Almanya, Naziler tarafından yağmalandığı iddia edilen sanat eserleri nedeniyle ilk kez kendisini ABD mahkemelerine savunmak zorunda kalacak. 31 Mart tarihinde Washington federal mahkemesi, Guelph Hazinesi hakkında açılan bu davayla ilgili Almanya’nın ret talebini kabul etmedi.

Dava yakın bir zamanda düzenlenen ve eski ABD Başkanı Obama tarafından onaylanan Holokost El Konulmuş Sanat Kurtarma Yasası (Holocaust Expropriated Art Recovery - HEAR) kapsamında açılan ilk davalardan biri oldu. HEAR yasası, Nazi rejimi kurbanlarının varislerine, ABD’de başlattıkları geri iade davalarında kolaylık sağlayacak.

1935 yılında, bir Alman-Yahudi sanat tüccar birliği, eskiden Prusya’daki Guleph Hanedanlığı’na ait olan bir ortaçağ kalıntısı ve dinsel sanatı koleksiyonunu sattı. Bugün bu tüccarların varisi olan Alan Philipp, Gerald Stiebel ve Jed Leiber, Naziler'in eserleri pazar değerinin yüzde 35 oranında az bir ücrete satın aldığını söylüyor. Varisler aynı zamanda, tüccarların Yahudi olmaları ve Almanya’nın ulusal hazinelerini satmaya çalışmalarından ötürü vatan haini kabul edilmeleri sebebiyle hedef seçildiklerini iddia ediyorlar.

Davacılar satışa Hermann Goering ve Adolf Hitler’in öncülük ettiğini söylüyor. İddiaya göre satıştaki amaç Guleph Hazinesi’ni “kurtarmaktı” ve aktarılan bir mektupta dönemin Frankfurt valisi Hitler’den “hazinenin geri dönmesi için yasal ve mali ön koşulları yaratmasını” istirham ediliyor. Mahkemeye sunulan belgelere göre, satışın ardından Goering hazineyi Hitler’e “sürpriz bir hediye” olarak sundu.

Almanya ve Guleph Hazinesi’nin şu anda sergilendiği Berlin’deki Dekoratif Sanatlar Müzesi’ni yöneten devlet kurumu Prusya Kültürel Miras Vakfı, (PKMV) satış işleminin piyasa koşullarına uygun meşru bir pazarlıkla yapıldığını, düşük fiyatın sebebinin ise Büyük Bunalım ve Alman sanat piyasasının çöküşü olduğunu söylüyor. Daha önce tüccarlar, koleksiyonun neredeyse yarısını oluşturan kırk parçayı, çeşitli kurum ve koleksiyonculara 2.5 milyon Alman markına satmıştı. Geriye kalan eserler Prusya devlerine 4.25 milyon marka satıldı ki bu da tüccarların belirlediği satış fiyatından yaklaşık yüzde 10 oranında azdı.

Yargıç Colleen Kollar-Kotelly, davalının Yabancı Hükümdarlıkların Ayrıcalıkları Yasası’na dayanarak yaptığı ret talebini kabul etmedi. Bu yasa başka ülkelere açılan davaları engelliyor ancak şayet hükümet uluslararası yasalara göre mal ihlali yaptıysa istisna uygulanıyor. Nazilerin Yahudi mallarına yönelik sistematik yağması yargıca göre “soykırımı sürdürüyor ve soykırım açık bir biçimde uluslararası yasanın ihlalidir”.

Davacıların avukatı Nicholas O’Donnell’a göre mahkemenin kararı oldukça önemli zira bu kararla birlikte mahkeme, Almanya’nın sınırları zorlayıp diğer ülkeleri istila ettiği 1939’dan önce kendi vatandaşlarının sanat eserlerine el koymasını uluslararası hukukun ihlali olarak tanımlamış olacak. O’Donnell’a göre Nazilerin iktidara geldiği 1933’ten 1939’a kadar bu tarz pek çok suç işlendi ve bu karar bundan sonraki suçlamalar için emsal olarak kullanılabilir.

Kaynak: The Art Newspaper

 
;

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Henüz yorum yazılmamış